Vatan Haini

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Vatan haini : Vatanın yüksek çıkarlarını hiçe sayarak onun aleyhinde iş gören kimse (bkz. Tdk.gov.tr)

Vatan hainliğinin tanımı TDK ya göre yukarıda ki gibidir.  “Vatanın yüksek çıkarlarını hiç sayarak…” cümlesi çok saçma olmuş. “Vatanın birlik ve beraberliğine zarar verecek olayda etkin olmak ya da göz yummak” olmalıdır.

Bu kelimeye TDK’ nın bu kadar özensiz davranması da oldukça şaşırtıcı.

…………………

Vatanı uğruna gençliğini ve ömrünü harcamış; Akademisyen, Asker, Doktor, Avukat, Gazeteci ne varsa Ergenekon ve Balyoz davası kılıfı altında adaletsiz bir yargılama gerçekleştirilip çeşitli şekiller de hüküm giymişlerdir. 31 Mayıs 2013 den sonra 5 Ağustos 2013 de Cumhuriyet tarihimize kara bir leke olarak sürülmüştür.

Yargı, Polis, Devlet daireleri, Savcılar, Yargıtay, Hâkimler vs vs. maalesef hepsi sadrazamın kontrolünde olup dilediği yönde müdahalelerde bulunabiliyor. Türkiye Cumhuriyetini evinin arka bahçesi olarak gördüğünden dilediği her şeyi yapabilme yetkisini hiç sıkılmadan kendisinde bulabiliyor.

………………….

Vatan haini tanımına sadrazamın uyduğunu zaten biliyoruz. Merak buyurmayınız kendisinin de hiç de umurunda değil. Ancak benim bu yazımda anlatmak istediğim asıl vatan hainleri Milliyetçi, Ulusalcı geçinen MHP ve CHP içindir.

MHP ve CHP de görev yapan çok sevgili dostlarımı tenzih ederek sadece partilerin genel başkanlarını bu şekilde ithaf ettiğimi söylemek istiyorum.

Neden mi?

Devlet Bahçeli’ye sorsak, ‘’ Türkiye’nin bütünlüğü hakkında düşünceniz nedir?’’ diye eminim yangında kül bırakmaz.

Kemal Kılıçdaroğlu’na sorsak,’’  Ergenekon ve Balyoz davası ile ilgili görüşleriniz nelerdir?’’ diye eminim o da yangın da kül bırakmaz.

Peki, Sayın Bahçeli Vatan Toprağı satılırken, Dikta yönetimi son gaz ilerlerken, Grup toplantılarınızdan mahalle kavgası yapar gibi sadrazama sözlü saldırıda bulunmanın dışında NE YAPTINIZ?

Peki, Sayın Kılıçdaroğlu bunca yıl CHP nin başındasınız ve Silivri de CHP millet vekilleri yatarken kaç defa geçmiş olsuna gittiniz?

Bırakın artık bol keseden sallamayı, lafla peynir gemisi yürümez. Hiç istemeyerek itiraf ediyorum ki sadrazamın ekibi ve kendisi sizden daha sistematik bir şekilde çalışıyor.

Bir dostumuzun aracılığı ile kulağıma gelen Kılıçdaroğlu’nun söylemiş olduğu vahim bir söz var: “Biz gençleri bir türlü tanıyamadık ne istediklerini anlayamadık” bu senin ve ekibinin en büyük ayıbı. Senin tabanın da gençlik kolları yok mu? Kaç defa karşına aldın da “Bu gençler ne istiyor?” diye sordun.

Diğer yanda sadrazamın ekibi Gezi olaylarındaki gençliğin profilini çıkarttı bundan haberin var mı?

Bu gençliğin siyasi ideolojisi, düşünceleri, yaş grubu, ne istiyorlar diye adamlar araştırma yaptılar. Senin yakından tanıman gereken gençliği sadrazam senden daha iyi tanıyor.

Neden Kılıçdaroğlu’na bu yazımda yüklendim onu açıklayayım;

CHP ATATÜRK’ün partisidir ve ideolojisi de Ulus Devlet ve Atatürk ilkeleri üstüne kuruludur. Bu sebeple içinde bulunduğumuz bu vahim dönemde sokaktaki insanlar CHP den umut bekliyor. Lakin Silivriye bile gitmekten korkan bir parti lideri ile bunun yapılabilmesi kesinlikle mümkün değil. Sadrazam neden kazanıyor? Çünkü yeri geldiğinde yumruğunu masaya vurmasını iyi biliyor, gerçi o da artık sürekli masaya yumruk vurur durumda olduğu için kimse de onun racon kesmelerine pabuç bırakmıyor.

Sonuç olarak MHP ve CHP liderlerinin derhal istifa edip yerlerine iş yapacak liderlerin gelmesi gerekmektedir. CHP ve MHP seçimlerde ortak hareket etmek zorundalardır. Aksi halde memleket elden gidiyor ve bunu yapmazlarsa MHP ve CHP lideri bir koltuk sevdasına vatanın bölünmesine çanak tutmuş olacakları için nezdim de VATAN HAİNİ olarak addedileceklerdir.

Sağlıkla Kalın

Yorum Yaz