Ukrayna’daki Gelişmeler Paralelinde Kırımın Durumu (4)

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

( Okuyucuya not: Bir bütünden oluşan bu yazı sıkılmamanız için bölümler halinde  verilmiştir. Rusya- Ukrayna- Kırım arasında yaşananları ve bölge jeopolitiğini tam olarak kavramanız için sıralanmış yazının tümünü okumanız tavsiye edilir.)

Her şey 2000 yılında Putin’in Ukrayna üzerindeki siyasi hesaplarıyla başlamıştır. Rusya’nın desteklediği Yanukoviç’in 2004 yılında devlet başkanı seçilmesi ve ardından, Batı dünyasının desteğiyle -turuncu devrimi- devrilmesi, 2010 yılında Yanukoviç’in tekrar iktidara gelmesi Rusya ve Batı’nın, Ukrayna üzerindeki savaşını anlamamıza yardımcı olacaktır. Gerek Batı’nın gerekse Rusya’nın, Ukrayna’ya sağladığı ekonomik, siyasi desteklerin maalesef yolsuzluk ve beceriksizlik engeline takıldığı gün gibi ortadadır.

Ukrayna halkının, Kiev’de ayaklanarak, Yanukoviç’i iktidardan alaşağı etmesiyle ülke, Batı ve Rus yanlıları olmak üzere siyasi ve coğrafi olarak ikiye bölünmenin eşiğine gelmiştir. Ülkenin batısında Avrupa taraftarları, Doğu’da Kırım yarımadasında ise Rusya taraftarları sokakların ve parlamentonun hâkimi konumundadır.

Ukrayna bugün içine düştüğü sorunu kendi parlamenter yapısı içinde çözecek ne siyasi ne de ekonomik bir güce  ve orduya sahip değil. Tam tersi içinden çıkılmaz bir hal alan bu krizin çözümü Batı taraftarları için ABD, AB ve Doğu taraftarları için de Rusya’ya havale edilmiş durumdadır.

Rusya için Ukrayna’nın ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu gayet açıktır. Rusya’nın, Karadeniz askeri üssünden, doğalgaz ve petrol hatlarından, jeopolitik konumuna kadar birçok hayati sebepleri varken, ABD ve Batı dünyasının, Ukrayna için ödemesi gereken bedelin aynı oranda olmaması dezavantaj bir konum arz etmektedir.

Putin, Obama’ya Ukrayna’da bir darbe yapıldığını ve hükümetin meşru olmadığını söylemiştir. Rusya, halkın seçilmiş Devlet Başkanı Yanukoviç’in alaşağı edilmesini hazmedememiştir. RF; ABD ve AB’nin, Ukrayna’yı zamanla kendisinden koparması ve sadece Kırım yarımadasını kaybetmesini değil, ABD başta olmak üzere AB ve NATO’nun burnunun dibine kadar yanaşmasını tehdit olarak algılamaktadır. Rus stratejistler, Kiev’de gerçekleşen darbenin, ABD ve AB tarafından desteklendiğini, siyasi terörü kullandıklarını, Kırım’ın Rusya’nın bir parçası olduğunu, siyasi çözüm istediklerini, Kiev’de demokratik bir şekilde seçilmiş, Ukrayna’da bütün yurttaşlara eşit haklar verecek bir anayasa ve özgür bir seçim isteklerini, şu anda yaşananların ideolojik değil, jeopolitik bir soğuk savaş olduğu, ABD’nin ekonomik çıkarlara göre hareket ettiği, ABD’nin de doğalgaz ürettiği ve bunu Avrupa’ya pazarlamak istediği, ABD’nin bu jeopolitik oyunu kullanmaya çalıştığını ısrarla vurgulamaktadır.

Bu durum, Rusya’yı Kırım konusunda inatçı ve kararlı bir politika gütmeye sevk etmektedir. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da, “Ukrayna’da yaşananların tamamen jeopolitik nedenlerle yaratılmış yapay bir kriz olduğunu” ifade etmiştir.

Rusya’nın Kırım hamlesinin ABD, AB ve NATO’ya aslında büyük bir sürpriz olduğu anlaşılıyor. ABD ve NATO’nun, Rusya ile askeri işbirliğini askıya almasının hemen ardından, Rusya’da stratejik saldırı silahları denetim programını sona erdirebileceğini açıkladı. Ayrıca Rusya’nın, Suriye’nin kimyasal silahlarını teslim konusu ve İran nükleer programının kontrolünde Batı ile İran arasındaki arabulucu pozisyonu, ABD ve Batı’nın Rusya karşısındaki stratejik hamlelerini zayıflatan önemli bir konudur.

Ukrayna’da yaşanan krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesinin tek yolu, Rusya ile Ukrayna’da  yeniden uzlaşma zemininin sağlanması koşuluna bağlı gibi görülmektedir.

 

Kırım’ın Demografik Yapısı

Kırım’ın 2005 nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 1.994.300 idi. 1989-2001 yılları arasında Kırım’ın nüfusu 396.795 (1989 yılı nüfusunun %16,33’ü) azalmıştır. Kırım Tatarları gibi grupların geri dönüşlerine karşın 2001-2005 arasında daha 239.400 (2001 yılı nüfusunun %2’si) azalmıştır.

2001 Ukrayna nüfus sayımına göre, Kırım’ın nüfusu 2.033.700 idi.

Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu Rus olmakla birlikte, ülkede Ukraynalılar ve Kırım Tatarları oldukça büyük nüfusa sahiptir. Ruslar: %58,32;Ukraynalılar: %24,32; Kırım Tatarları: %12,1; Beyaz Ruslar: %1,44; diğer Tatarlar: %0,54; Ermeniler: %0,43; ve Yahudiler: %0,22.Diğer azınlık grupları ise Polonyalılar, Moldovalılar, Azeriler, Özbekler,Koreliler,Yunanlar ve Karadeniz Almanları,Çuvaşlar,Romanlar, Bulgarlar ve Gürcüler’dir.

Devletin resmi dili Ukrayna dilidir. Ancak devlet işlemleri sıklıkla Rusça ile yürütülmektedir. Eğitim ve devlet işlerindeki Ukraynacalaştırma girişimi fazla başarılı olamamıştır. Geniş ölçüde konuşulan diğer dil de Kırım Tatarcası‘dır. Nüfus sayımına göre, Kırım sakinlerinin ana dilleri: %77 Rusça, %11,4 Kırım Tatarcası ve %10,1 Ukraynacadır.

 

Kırım şu an Ukrayna yasalarına göre Kırım Anayasası tarafından yönetilen özerk bir parlamenter cumhuriyettir. Yarımadanın merkezinde bulunan Akmescit idari yönetim merkezinin bulunduğu başkenttir. Kırım’ın yüzölçümü 26.200 kilometrekaredir ve nüfusu 2007 yılı itibariyle 1,973,185’dir.

Bölgede orta çağın sonunda Kırım Hanlığı’nı oluşturan Kırım Tatarları şimdi nüfusun yaklaşık %13’ünü oluşturarak etnik azınlığa dönüşmüştür. Kırım Tatarları, Joseph Stalin hükümeti tarafından zorla Orta Asya’ya sürgün edildi. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra bazı Kırım Tatarları bölgeye geri dönmeye başladılar.