Sevdiğin kadar sevilirsin

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Bu yıl daha çok ışık gördüm insanların yüzünde…Ve anladım ki daha çok ışık vurmuş yüreğime..

Bu yıl hayatın muazzam döngüsünü daha çok farkettiğim bir yıldı….
Her insan gibi benim de kırıldığım ,üzüldüğüm zamanlar oldu…İşlerin yolunda gitmediği zamanlar…Tüm o zamanların ardından bir sabah hayatımda hiç görmediğim kadar aydınlık bir güne uyandım..O sabah tüm o kötü gibi görünen şeylerin beni aslında bugüne taşımak için yaşandığını anladım..Rastlantı yoktu. Kötülük her zaman olduğu gibi yine iyiliğe hizmet ediyordu. Artık yaşadığım hiçbir şey için kötü ya da hata kelimesini kullanmıyorum. Çünkü arkasında benim için saklı bir iyilik ve hayır olduğunu biliyorum
Bu yıl hayatın sırrı biraz daha netleşti…
Hemen her düşüncem, duygu ve davranışım dönüp dolaşıp farklı şekillerde yine beni buluyordu. O sabah bir arkadaşımın sorununu dinleyip yardımcı olmaya mı çalıştım..Hemen o gün ya da birkaç gün içinde ihtiyacım olan şey bir şekilde beni buluyordu..Bir demet çiçekle dostumu mu sevindirdim..Akşama kalmadan bir başka dostum mucizevi biçimde beni mutlu ediyordu..Elbette aksi de sözkonusuydu..Farkındalığımın düştüğü zamanlar egoma en çok yenildiğim anlardı.. Bir anda tanıdığım ya da tanımadığım birini yargılarken yakalıyordum kendimi…Bu araba kullanırken önümü tıkayan acemi bir bayan sürücü de olabiliyordu..En yakınımdaki insan da…En çok da insanları olduğu gibi kabullenmekte zorlanıyordum..Ta ki ne yaptığımı fark edene kadar..
Nasıl mı farkediyordum ?..
Bir başkası bana deli gibi korna çalarken tabii..Ya da bir yakınım beni olduğum gibi kabullenmeyip değiştirmeye çabaladığında..
SIR NE KADAR BASİTTİ ..aslında
Ektiğimizi biçiyorduk işte..Bunu bu kadar net anladığım bir gün düşüncelerimi tam olamasa da eylemlerimi tamamen iyilik ve güzelliğe kaydırdım..Bir başkasını mutlu ettikçe mutluluğun bana binbir kılıkta döneceğini biliyordum…Mutluluğu almanın tek yolu onu daha çok vermekti..Beni nelerin mutlu ettiğini çok iyi biliyordum..Bir başkasını mutlu etmenin yolu da aynıydı..BENİM TUTUMUM KARŞIMDAKİNİN TUTUMUNU ETKİLİYORDU. .Nasıl davranırsam ona göre karşılık alıyordum..
Sevgide de kural aynıydı..Kendimizi sevdiğimiz kadar insanları sevebiliyorduk ve insanları sevdiğimiz kadar seviliyorduk..Mış gibi yapmaktan bahsetmiyorum..Gerçekten sevmekten söz ediyorum..O sevgiyi yüreğimizin ta derinliklerinde hissetmekten…Sevgi o kadar kuvvetli bir enerjiydi ki saklamanın imkanı yoktu…Evrensel bilinçaltı düzeyde hepimiz birbirimize bağlıydık..Yani her kim hakkında ne düşünüyorsam o kişi bilinçaltı düzeyde hissettiklerimi algılıyordu..Onu ne kadar sevdiğimi ya da sevmediğimi..
Bu yıl daha çok özür diledim..Daha çok insana ihtiyacım olduğunu söyledim…
Kıyafetlerime isim verdim bu yıl..…Takılarıma da öyle..
Gurur yeleğimi daha az giydim mesela..Kocaman egomu simgeleyen büyük yüzüğümü daha az taktım ve daha çok beyaz giydim…Beyaz benim için saf sevgi ve şefkatti..Işıktı..
Hepimizin sert ve sivri köşeleri var.. ve insanlar en çok o köşelerimize çarpar…
O köşelerden incitir ve incitiliriz..
Bu yıl o köşelerimi daha çok öğrendim ve onları törpülemeyi…yumuşatmayı…
Bu yıl dünyanın en güzel gülen adamıyla tanıştım…ama zaten yüzyıllardır tanıyordum onu..Şaşırmadım…O zaten hep varmış gibi…Olması gereken çoktan olmuş gibi..Rastlantı yoktu hayatımızda olması gereken insanlar zamanı geldiğinde mucizevi bir şekilde hayatımıza giriyorlardı..Gözlerinin içinde saf sevgi vardı ..
Kendimi sevdiğim kadar sevdi beni…Kendimi sevdiğim kadar sevdim onu..
Bu yıl daha çok ışık gördüm insanların yüzünde..
Ve anladım ki daha çok ışık vurmuş yüreğime..
Bütün arkadaş ve dostlarıma sağlık ve sevgi dolu yıllar diliyorum

Serpil Ciritci