Seçim sürecinde görülenler

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

CHP ve MHP hapisteki vekillerine sahip çıkmazken, Genelkurmay tertemiz vatansever subayları düşmanın kollarına teslim ederken Erdoğan, hırsız bile olsalar yanındakilere, yandaşlarına sahip çıktı.

Bu uğurda tüm yasaları alt üst etmekten bile çekinmedi ama korudu…

CHP, MHP ve BDP ile ittifak yapmaya çalışırken Erdoğan, cemaate bile kafa tutmaya devam ederek yolundan ve çizgisinden taviz vermedi.

Kendine karşı olan herkesle kavga etti, inatla direndi.

Mansur sonuçlara itiraz edince, CHP mücadele etmeyi, halk da oyların nasıl çalındığını değil “talan” edildiğini öğrendi.

Oyların çalınmasının yeni bir durum olmadığı, yıllardır çalınmakta olduğu anlaşıldı. Muhalefetin yıllardır süren bu hırsızlığa nasıl göz yumduğu ortaya çıktı.

Mansur halktan sandık ve oy tutanaklarını isteyince parti teşkilatının çürümüşlüğü ortaya çıktı. Halk kendi oyuna, kendi sandığına sahip çıktı. Uyuyanların halk değil muhalefet partileri oldukları kesinleşti. (Halen uyanmaları bekleniyor…)

Muhalefet parti teşkilatlarının, seçim sandıklarının birçoğuna öylesine gittikleri, oylara sahip çıkmadıkları ortaya çıkınca, yıllardır çalınan oylara göz yumularak Erdoğan’a nasıl örtülü destek verildiği anlaşıldı. (Halk arasında buna “erketeye yatmak” denir. Erkete de ganimetten payını alır.)

AKP’nin 3-4 milyon partiliyle çalışıp benim kapıma bile üç kere geldikleri halde, muhalefetten kimsenin selam bile vermemesinden, mevcut durumdan memnun oldukları, seçimi, iktidarı kazanma gibi bir hırs, istek ve arzu içinde olmadıkları ortaya çıktı. (AKP seçim günü bile en az 400 bin kişiyle sandıkların başındaydı.)

Erdoğan’ın uzmanlardan daha büyük bir stratejist olarak, dombıra müziği, bayrak reklamı, seçim sandığı operasyonu, oy çuvalları harekâtı, özel eğitimli kedi birlikleri ve daha akla hayale gelmeyen her tür yöntemi kullanarak mücadele ettiği, tam anlamıyla savaştığı, buna karşılık muhalefetin kumdaki kafalarını sadece “Ahh!” demek için çıkardıkları açıkça(!) görüldü. (Malum devekuşu kafayı kuma gömer ama arkası açıktadır.)

“Yavaş Gardaşım Yavaş!” sloganıyla, halka ilk defa bu kadar yakın olmayı başaran CHP adayı Mansur YAVAŞ, Erdoğan’ın en büyük rakibi olmuş, belki de yıkabilecek tek adam olarak sivrilmiştir.

Önceki seçimlerde olduğu gibi yine bütün partilerin seçimden “zaferle” çıktıkları söylenince, matematik kuralları gereği yine tek kaybedenin “halk” olacağı anlaşıldı. (Muhalefetin kendi kalelerini kaybetmelerine rağmen nasıl zafer kazandıkları ise ayrı bir muamma.???)

SONUÇ:

Adam çalışıyor arkadaş, sadece duble yol yapmıyor, her yolu kullanıyor…

Muhalefet uyurken bu kadar çalışıyorsa,

Muhalefeti Halk yapıyorsa,

Bunun anlamı,

Yüz yıl öncenin tekrarıdır…….