Sanatın temeli üzerine bir karalama

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Yaşamak bir sanattır.

İnsanoğlu dünyaya gelişini programlayamaz. Ancak kaderi üzerine yaşamını programlama becerisi kendisine daha doğarken Yaratan tarafından bahşedilmiştir.
Karnı acıkınca ağlamak, sevinince gülmek. Yorulunca kıvrılıp uyumak kendi başına yapacağı ilk işlerdir.
Yıllar geçince acılarla karşılaşmak, yaşanan problemler, bazen bir anda ortaya çıkan olumsuzluklar gibi görünse de; insana geleceği kurmada gereken kuvvetli kaleleri inşa etmek için verilen tuğlalar gibidir.
Bir filozofun dediği gibi “ Hayatın amacı, amaçlı bir hayattır”. Düşüncelerimizde her zaman bir amaç olmalıdır.
Osmanlı’nın cengaver sultanlarından 4. Murad ise “ Bağdat’ı alamaya çalışmak; Bağdat’ın kendinden daha mı güzeldi ne!” demiştir.
Geçen hafta bir etkinliğe davetliydik. Ankara Kanserle Dans Derneği’nin yardım gecesine.
Orada hayatı yaşama sanatını ne kadar iyi becerebildiğini gördüğümüz dostlarla beraber olduk.
Zamanında yaşadıkları acılar onları ne kadar yıprattıysa ; bir o kadar da güçlendirmişti.
Gene bir filozofun dediği gibi “Hayat oyunu, iyi bir ele sahip olmak değil, kötü bir eli iyi oynamaktır” demiş.
Büyük filozof Thales’e sormuşlar: “Sana göre dünyada yegane devamlılığı olan şey nedir?”
“Ümit” diye cevap vermiş. “Zira bizi en son burakan şey odur”
Ümitlerinizin hiçbir zaman kaybolmadığı, yaşamınızın her anından zevk alabilmeyi bildiğiniz günler dilerim.
Yaşamak en güzel sanattır.