Sanal ve Yalan Mutluluklar

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Merhaba sevgili Normatif Gazete okuyucuları….

İnternet ve hız çağında yaşıyoruz artık… Bu sayfa aracılığı ile sizlerle gönül bağı kurmak ve yazdıklarımı paylaşmak istiyorum. Yazı ya da şiirimi okuduktan sonra sizde yarattığı düşünceyi öğrenmeyi arzu ederim. Lütfen yorumlarınızı ve düşüncelerinizi benimle paylaşın.  Zira bu günkü yazı hepimizi ilgilendiren bir konuyu içeriyor. 

“İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız” diye bir cümle okudum bir gün… Uzun bilgi ve deneyimler sonucunda yazılmış ve söylenmiş böyle anlamı derin cümleleri her zaman çok sevmiş ve bir defterde toplamaya çalışmışımdır.  İnternetin her eve girmesiyle ve dileyen herkesin bir başkasına bir tuş mesafesinde olmaya başlamasıyla hayat düzenimiz ve alışkanlıklarımızda değişti. Daha önceleri telefonla ya da diğer haberleşme araçları ile sağladığımız temaslar artık sosyal medyada tek tuşla sağlanır oldu. Ve ne acı ki eski dostlukların derinliği de artık yakalanamaz oldu. Zira her şey daha yüzeysel ve anlık…

Yakın çevremde gördüğüm ve yaşadıkları hayattan  mutlu olmadıklarını bildiğim bir çok insanı sanal alemde yaptıkları paylaşımlarda gördüğümde ikileme düşüyorum çok zaman…  Elbette ki hepimizin yaşadığı sıkıntılar ve sorunlar var. Bu dünyada sorunsuz bir insan olabileceğini düşünmüyorum. Mutlu olmak istersek onlarca, mutsuz olmak istersek yüzlerce neden bulabiliriz. Hepimiz yaralarımızı farklı  pansuman ediyor, hayatın sıkıntılarından uzaklaşmak için farklı yollar buluyoruz. Kimimiz spor yapıyor, kimimiz resim, kimimiz balık tutuyor, kimimiz şiir yazıyor, kimimiz alkole sığınıyor ya da başka olumsuz sayılacak işlerle hayatımızı farklılaştırmaya ve anlamlı kılmaya çalışıyoruz. Zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Ve tüm bunları yapmamız da gerek bence… Ne yaparsak yapalım kilit cümle şu olmalı; yapacağımız işler bizi bir tık ileriye taşımalı, ruhsal olarak bizi zenginleştirmeli ve hayatımıza artı bir değer katmalı…  Ama tüm bunların dışında bizzat gözlemlediğim bazı insanlar var ki; onlar mutsuz hayatlarını daha da mutsuz hale getirmenin en kolay yolunu bulmuşlar bence… Çırpındıkça batan balık gibi kendilerini mutluymuş gibi  göstermeye çalıştıkça, zorladıkça, mutsuzluklarını daha fazla haykırır hale geliyorlar. Şöyle ki; yapacak hiç bir işleri ve hobileri olmadığı için, maddi imkanları nispetinde şık mekanlarda buluşup, şık tabaklarda servis edilen menüleri sipariş edip, masa düzeni bozulmadan yüzlerinde sanal bir maske ile “çok mutluymuş ve memnunmuş” ifadesi takınarak çekilen fotoğraflarla “sanal mutluluklarını” ilan etmiş oluyorlar. Genellikle bu fotoğrafları da abartılı ifadelerle köpürtüyorlar. Henüz çok yeni tanıştıkları insanlarla bile “40 yıllık dost” gibi tavırlar takınarak kendilerini kandırıyorlar. Ve sahne şöyle devam ediyor. Şık yemekler yenilirken ve arkadaşlıklar da fazla bir derinlik içermediğinden konuşacak pek bir şey de olmuyor haliyle… Çünkü sohbet etmek için de kültür, bilgi, birikim, hobi, mizah vs. gerekir. Bir kaç lokma yemekten sonra akıllı telefonlardan  “lıke sayısı” kontrol edilerek “sanal ve yalan mutluluk” pekiştirilmeye çalışılır. Orada yapılan yorumlar masadaki tek sohbet konusu olur. Çünkü başka paylaşacak bir şey ve konuşacak ortak konu yoktur. Bu durum sık sık tekrarlanır ve sosyal medya fazlasıyla “yalan ve sanal mutluluk” fotoğrafı ile dolar. Eğer tek amacınız sosyal medyada fotoğraf paylaşmak ve tek varlık nedeniniz bu ise söyleyecek hiç bir söz yok. Küçük dünyalarınızı kabusa çevirmeyin derim ve böyle davranarak kendinizi daha da mutsuz etmeyin. Çevrenizdeki insanlara “yapacak başka işi yok” imajı vermeyin. Ve sizin özelinizi bilen arkadaşlarınıza karşı, “çok mutluymuş” gibi yaparak kendinizi kandırmayın. Bırakın bu işleri toplumda binlerce takipçisi olan fenomenler, pop starlar, futbolcular, oyuncular vs. yapsın. Bu onların işinin bir parçasıdır. Kendinize değer katacak daha faydalı meşgaleler bulun.  Elbette arkadaşlarımızla yemek yiyeceğiz, kahve içeceğiz, sohbet edeceğiz, fotoğraflar paylaşacağız. Ama hayat sadece bunları yapmak ve tüketmek değildir. Ve sürekli bu işlerle “var olmaya” çalışıyorsanız, çok yakında “yok olacaksınız” demektir. Tek kaçış yolunuz bu olmamalı…Düşünün ki, artık sosyal medyada fotoğraf paylaşılamıyor… Ne yapacaksınız? Hepimizin ilgisini çekecek çok farklı hobiler ve meşgaleler var. Kitap okumak, köşe yazarlarını takip etmek, spor yapmak, mizah dergileri okumak, şiir yazmak, film izlemek, seyahat etmek, tiyatroya gitmek, şarkı söylemek vs.vs.vs…

Hayatlarımızı “sanal ve yalan mutluluklardan” uzak tutmalı, gerçek hayatı ve gerçek duyguları yaşamalıyız ki, inandığımız gibi yaşayalım, yaşadığımızı sandığımız “yalan ve sanal mutlulukları” yaşamayalım.

Yazımı “KÜLLERİMDEN DOĞRUM HER YANDIĞIMDA” adlı ilk şiir kitabımda yayınlanan “Cehaletten Soylu Cambaz” başlıklı şiirimle noktalıyor, tüm Normatif Gazete okuyucularına içten sevgilerimi gönderiyorum. Aşk ile…

Fatoş Koçarslan

CEHÂLETTEN SOYLU CAMBAZ

 

ŞU ÖMRÜMDE GÖRMEDİM HİÇ

SENİN GİBİ LAF ANLAMAZ

BİR GÜN ÖYLE,BİR GÜN BÖYLE

CEHÂLETTEN SOYLU CAMBAZ

 

NE YERSEN YE ,SANA HEP AZ

KARNIN DOYSA GÖZÜN DOYMAZ

BOŞ KONUŞUR ,PEK DÜZENBAZ

CEHÂLETTEN SOYLU CAMBAZ

 

HERCÂİ BİR MENEKŞESİN

BOŞ TENEKE SENİN SESİN

BİR GÜN İPTEN DÜŞECEKSİN

CEHÂLETTEN SOYLU CAMBAZ

 

SAZI DÜŞMEZ HİÇ ELİNDEN

AKORT TUTMAZ BİR TELİNDEN

YILAN KORKAR O DİLİNDEN

CEHÂLETTEN SOYLU CAMBAZ

 

BİNBİR TÜRLÜ BAKIYORSUN

BOL KESEDEN ATIYORSUN

BOŞA CAKA SATIYORSUN

CEHALETTEN SOYLU CAMBAZ

18 Ocak 2008

 

 

Yorum Yaz

8 yorum

  1. Nalan Candas, Yanıtla

    hayirli ugurlu olsunnn takipcinimmm xxxxx

  2. Ahmet KARANACAK, Yanıtla

    Tebrikler Fatoş hocam güncel bir soruna değinmişsiniz başarılar diliyorum yolunuz açık olsun

  3. Muzaffer DALAK, Yanıtla

    Koltuklarinizdaki karpuz sayisi bu mecradaki uğraşınız ile artmış görünüyor.Başarili olacaginiz muhakkak.Ilk yaziniz gercekten de hem faili hem mağduru olduğumuz ama hic vazgecilmeyen suç gibi..Kendini ve sınırlarıni zorlamayan kişi başkalarinin menüsü ile oyalanir durur dediğiniz gibi..
    Basarilarinizin devamini izlemek zevk olacak..

  4. fikri kılıçarslan, Yanıtla

    bu kadın benim anam adlı şiirimi degerlendirilmesi dilegiyle fikri kılıçarslan.

  5. fikri kılıçarslan, Yanıtla

    bu kadın benim anam adlı şiirimi taktirlerinize sunuyorum

  6. Ayşegül özbay, Yanıtla

    Gerçek olmıyan dostluk,gerçek olmıyan mutluluk bir zaman sonra üzerimize büyük gelen bir elbise gibi olmaz mı? Bu güzel iki duygunun gerçekliğine kavuşmamız dileğimle sevgiler.

  7. Yasemin İnal, Yanıtla

    Fatoş hanım,”Sanal ve Yalan Mutluluklar ” başlığı altındaki yazınıza bayıldım.İnanın sanki uzaktan beynimi okumuş ve yazmışsınız…Her kelimesine katıldığım görüşleriniz, sizin de ne denli derin ve entellektüel olduğunuzu anlamama yetti.Zaten sosyal medya hesaplarındaki küçük paylaşım ve yorumlar da insanların sosyo kültürel düzeylerini ele veriyor.
    Tekrar sizi canı gönülden kutluyor, başarılarınızın devamını diliyorum.Sevgilerimle…..

  8. fikri kılıçarslan, Yanıtla

    1- bilim her şeyden şüphe eder- 2cahil ise sadece inat eder 3- ikisi bir arada olmaz 3- cehaletten soylu cıkmaz.