Sanal ve Yalan Aşklar

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa?

Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi

Dilimizde akşamdan kalma bir küfür

Salonlar, piyasalar, sanat sevicileri…

Derdim gülüm, insan arasına çıkarmaktı seni

Yakanda bir amonyak çiceği…

Yalnızlığım benim, pasaklı kontesim

Ne kadar rezil olursak o kadar iyi!…  ( Can Yücel- Sevgi Duvarı )

Mutlu hafta sonları sevgili Normatif Gazete okuyucuları;

“Sanal ve Yalan Mutluluklar” adlı sizlerle paylaştığım ilk yazımdan sonra, hafta sonu keyifle okuyacağınıza inandığım aynı doğrultudaki başka bir yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum. “Sanal ve Yalan Aşklar” başlığında sizlerle ulaştıracağım  yazıma Can Yücel’in meşhur  “Sevgi Duvarı” adlı şiirinin ilk kıtası ile başladım.

Nasıl ki; artık, evlerde saatlerce emek verilerek yapılan tencere yemeklerinden fast foud yemek alışkanlığına geçiş yaptık sevgiler ve aşklar da yaşadığımız çağa ayak uydurdu sanki….  Neredeyse her semtte bir alış-veriş merkezi var ve neredeyse her şey ” harca, kullan, tüket” üzerine inşa edildi. E tabi “aşk” dediğimiz kelime de bu “fast” alışkanlıklardan nasibini aldı, anlamı ucuzladı, içi boşaltıldı. Fransızların ünlü iki  sözü var bu durumu özetleyen… İlki şu; “mais aujourd’hui, je l’aime” yani Türkçesi “seviyorum ama bugün” . Diğer söz de şu; “je suis avec vous aujourd’hui, a demain d’ingerence” yani “bugün seninleyim, yarınıma karışma” . Bu minvalde yol alıyor artık  günümüzün “sanal ve yalan aşk”ları da…

Elbette gerçek aşkı yakalamış, çok mutlu evliliklerini, birlikteliklerini ve aşklarını  sürdüren insanlar değil yazımın konusu. Onlar sayıca çok fazla olmamakla birlikte, şükür ki varlar ve aşka inandırıcılığımızı perçinliyorlar. Ama öyle farklı bakış açısında yaşayan insanlar var ki, siz de yakın çevrenizde görüyorsunuz, hissediyorsunuz ya da şahit oluyorsunuzdur “sanal ve yalan aşklara”…

Hız ve tüketme çağında, bir çoğumuz, konusu aşk olan filmleri, dizileri, şarkıları ve romanları ilgiyle izliyor ve oradaki aşkların gerçekte yaşanıp, yaşanmadığını merak ediyoruz. Eminim ki hepimiz kendi hayatlarımızla özdeşleştiriyor ve o aşkları hissedebilmenin umudunu taşıyoruz.

Günümüzün hızlı yaşayan bazı gençleri zaten çağa ayak uydurmuş durumdalar. Deli gibi aşık olduklarını dile getirmekle, evlendiklerini ve ayrıldıklarını duymak arasında uzun zaman geçmiyor. Hoşlanmalar aşk ile karıştırılmış, duygular hızla tükenince aşk sona ermiştir. Zira boşanmalar gençlerde ve orta yaşlılarda daha fazla… Yaş ilerledikçe “sanal ve yalan” aşk yaşama olasılığı azaldığı için boşanmalar  ve ayrılmalar da daha seyrek görülüyor haliyle… Çünkü karşı cins tarafından “seçme ve seçilme” şansı oldukça azalmıştır ve edinilen servet ile yılların verdiği alışkanlıklar kişileri bir arada tutan tek güçlü maya olmuştur. Aşk, yaşı kaç olursa olsun her insanın yaşamak istediği en güçlü insani duygudur.İleri yaşta bazı çiftler aslında birbirlerinden o kadar sıkılmışlardır ki, “yalan” da olsa, “sanal” da olsa bir aşk yaşamayı arzu  ettikleri halde, çocukları, torunları ve tükenmişlikleri onları durdurur, mutluymuş gibi yaşamaya devam ederler. Yapacak pek işleri de olmadığı için vakitlerinin çoğu klavye başında geçer. Eşlerine yakalanmadıkları sürece sanal ve yalan aşklar yaşamak arzusu ile kendilerini oyalarlar. Zararsızdırlar. Sonuç, hüsran ve mutsuzluk…

Anadolu’da söylenen bir söz var; “zengin parasıyla, fakir karısıyla” oynar diye… Tabi bu söz, çok erkek dünyasına hitap eden erkil bir söz… Ekonomik gücü az olan kişilerin “yalan ve sanal aşk” yaşama olasılığı yokmuş gibi bir algı yaratıyor. Ben bu durumu kadın-erkek, zengin-fakir olarak ayırmıyorum. Küçük yerleşim yerlerinde durumun fark edilmesi ve afişe olmak çok daha olası…Ama nedense ekonomik gücü yukarıda olan ve büyük şehirlerde yaşayan insanlarda “sanal ve yalan aşklar” daha çok yaşanıyor sanki… Ya eşinden ayrılıp, (parasının ya da güzelliğinin gücüyle) sık sık sevgili değiştiriyor ya da evli kalmaya devam edip dışarıda gününü gün ediyor. Tabi bu durumdaki kişi; evli olduğu halde kendisi bunu yapıyorsa, eşinin de aynı durumu yaşıyor olma ihtimalini aklına bile getirmek istemiyor ve genellikle de kendini kandırıyor. Dolayısıyla bu durumdaki eşlerden ya bir taraf her şeyden habersiz yaşayarak, ya çiftler birbirlerini “görmezden gelerek” ya da “çömlek patlayana”  kadar “sanal ve yalan aşk”larını yaşıyorlar. Sonuç hüsran ve mutsuzluk…

Gençlerde, yaşlılarda ve evlilerde durum böyle devam ederken, bekarlarda da, imkanlar nispetinde “daldan dala atlayan maymun” misali bir coşku var. Hafta içi görüştüğü ayrı, hafta sonu görüştüğü ayrı ve yedekte tuttukları potansiyel sevgili adayları ile “aç gözlülüğün” tadını çıkarıyorlar. Buna rağmen; bekar, kadın olsun, erkek olsun  sözleşmiş gibi aynı cümleyi söylerler. “Evlenilecek ya da birlikte yaşanılacak insan yok, düzgün bir aşk ve düzgün bir insan bulamıyorum.” Şikayet ettiği durum kendisinin de yaşadığı, belki de haz duyduğu durumdur aslında… Sürekli “gözü başka çöplükte olan horoz” misali “sanal ve yalan aşk”lardan yorulmuş bünyeler, şiddetle “gerçek sevgiye ve gerçek aşka” ihtiyaç duyar.  Çünkü günümüzde “gerçek aşk ve gerçek sevgi”,  “sanal ve yalan aşk”lara yenilmiştir. Hızlı tüketilen ve derinliği kaybolmuş bir duygu olmuştur aşk… Bu durumda olanlar “sığınacak bir liman” arayışında, filmlerdeki, dizilerdeki, şarkılardaki ve romanlarda anlatılan aşkın hasretini duyarak  yaşamaya devam ederler ve teselli bulurlar. Bu kısır döngü çağın sorunudur. Sonuç hüsran ve mutsuzluk…

Başucumda bir sen varsın, bir de evren

Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi…

Yalnızlığım benim, çoğul türkülerim

Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi!… (Can Yücel -Sevgi Duvarı )

Yalanın ve sanalın içinde kaybolmamak için gerçeğe dönmemiz ve kendimizi kandırmamamız gerekiyor.  Ki; sonuç hüsran ve mutsuzluk olmasın. Can Yücel’in Sevgi Duvarı adlı şiirindeki son satır gibi “NE KADAR YALANSIZ YAŞARSAK O KADAR İYİ”…

Yazımı “KÜLLERİMDEN DOĞDUM HER YANDIĞIMDA” adlı şiir kitabımda yayınlanan, konuyla da ilgili eğlenceli olabilecek sözler içeren “BOYUN POSUN DEVRİLSİN” adlı şiirimle noktalamak ve hafta sonu yüzlerinizde tebessüm bırakmak istiyorum. Aşk ile….

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

AH BE USTA YALAKA

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

EDAN, TAVRIN BOŞ CAKA

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

DİLİN ZEHİRLİ YILAN

KELÂMIN YALAN DOLAN

BİR DÜŞÜN, KULDAN UTAN

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

ALMA MAZLUM ÂHINI

ÇEKERSİN  GÜNÂHINI

SORARLAR  HESABINI

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

AÇSIN, TOK GÖRÜNÜRSÜN

KEDERDEN SÜRÜNÜRSÜN

SEN GÜNÜNÜ GÖRÜRSÜN

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

YAŞIN GELMİŞ YETMİŞE

GÜCÜN YETMEZ BİR İŞE

GELİRSİN TENEŞİRE

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

HERKES GÖRDÜ YÜZÜNÜ

KATRAN KARA ÖZÜNÜ

DUY BU GERÇEK SÖZÜMÜ

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

YALANLARLA YAŞARSIN

KENDİN BİLE ŞAŞARSIN

SEN HADDİNİ AŞARSIN

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

İÇİNDE VAR BİN FESAT

BAĞDAT’TAN DÖNER HESAP

HER İŞİN GİDER KESAT,

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

YAŞINDAN UTANMAZSIN

NE HAİN  BİR İNSANSIN

TANRI SENİ NE YAPSIN?

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

CAHİLSİN, ÖVÜNÜRSÜN

ALEMİ GÜLDÜRÜRSÜN

GÜN GELİR DÖVÜNÜRSÜN

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

CÜCESİN DEV SANIRSIN

KENDİN DE  İNANIRSIN

NE ZAVALLI İNSANSIN

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

LAFIN GELİŞİ BÖYLE

POSUN DA YOK Kİ ÖYLE

ANLADIN MI SEN SÖYLE?

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

KUL OL ŞİMDİ ALLAH’A

DÖNDÜN KURU YAPRAĞA

GÖZÜN BAKAR TOPRAĞA

BOYUN POSUN DEVRİLSİN

 

Fatoş Koçarslan / 18.11.2014

 

Yorum Yaz

3 yorum

  1. Hulya Tug, Yanıtla

    Cok guzel ve dogru bir tespit. Ellerine saglik. Harika bir is cikartmissin. 💕

  2. fikri kılıçarslan, Yanıtla

    gercek aşkın olması için kişide, akıl, zeka ve duygunun birlikte olması gerekir.önce kişinin duygusal bir kişiliginin olması ve insanları, dogayı sevmesinin yanında kendiyle barışık olması gerekir.

  3. Füsunsu, Yanıtla

    Ne güzel bir tespit ve yorum. Ve bir gün tüm bunlar anlamını yitirir ve kendine yol alırsın. Bu güzel yazına şarkımla eşlik etmek isterim sevgili Fatoş.
    AŞK
    BİR GÜN OLUR DA AŞK ARARSAN, GİT!
    TERK ET KENDİNİ, DÖNME ASLA GERİ.
    BİR GÜN İÇİNDE AŞKI DUYARSAN, SUS!
    DİNLE KALBİNİ, O RUHUNUN SESİ.
    EĞER BAŞKASINA AŞKI SORARSAN,
    BOŞVER EĞRİYİ DOĞRUYU FALAN
    HİSLERİN IŞIK OLSUN, DÜŞLERİN ROTAN.
    O GÜN AŞKI BULDUĞUN ZAMAN,
    KORKMA SAKIN YANILMAKTAN,
    DURMA KALBİNE SOR, SESSİZLİKTE BİR AN.
    BİR GÜN OLUR DA AŞK İSTERSEN, GİT!
    ARAMA ARTIK ‘SENİ’ , TERK ET KENDİNİ.
    BİR GÜN OLUR DA AŞKI BULURSAN,
    HER ŞEY OLUR SANA ARMAĞAN,
    HER BİR ŞEYSİN HEM, HİÇ BİR ŞEYSİN O AN.
    GERÇEK AŞKI BULAMADIYSAN
    YILMA SAKIN ARAMAKTAN.
    KALBİNİN YOLU BU, SENİN YOLUN BU.
    YOLUN SONU YOK DİYORSAN, DUR!
    HATIRLA ARAYIŞINI…
    İÇİNDE KAYBOLDUĞUN,
    AŞK.

    SÖZ & MÜZİK : OGÜN SAYHARMAN
    DÜZENLEME & ORKESTRASYON : OGÜN SAYHARMAN
    KAYIT & MİX & MASTERİNG : LorasaudiO
    KANUN : MURAT CAN
    TANBUR : MITHAT ÇÖMLEKÇI

    http://Www..fusunsu. com
    https://youtu.be/vVPYK22kaMI