Rusya’daki Ekonomik Krizin Bölgesel ve Küresel yansımaları

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

1991’de Soğuk Savaşın sona ermesiyle birlikte iki kutuplu dünyanın Doğu Blokunu temsil eden Varşova Paktı ve Sovyetler Birliği dağılarak yerini ABD’nin liderliğindeki Batı dünyasına ve tek kutuplu dünyaya terk etmiştir.

Sovyetler Birliği ile ideolojik birliktelik içinde olan eski Varşova Paktı üyesi Doğu Avrupa ülkeleri (Bulgaristan, Romanya, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya) ile Sovyetler Birliği eski üye Baltık devletleri (Letonya, Estonya ve Litvanya) de 1991’den itibaren hızla ekonomik, siyasi, askeri ve sosyokültürel alan başta olmak üzere, her alanda Batıyla bütünleşmek amacıyla bir zamanlar düşmanı oldukları NATO ve AB’ye üye olarak Rusya’nın etki alanından ve hegemonyasından kurtuldular. Sovyetler Birliği’nin ardılı olan Rusya, Batıya karşı SSCB’nin yerini doldurmasa da yeni bir askeri, güvenlik, ekonomik ve siyasi birliktelik için adım atmıştır. 8 Aralık 1991 tarihinde Belovejskaya Puşşa’da, Rusya liderliğindeki Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Beyaz Rusya Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)’nun oluşturulması anlaşmasını imzalayarak Sovyetler Birliği‘ne son vermiştir. 21 Aralık 1991 yılında Baltık Devletleri (Letonya, Estonya ve Litvanya) ve Gürcistan hariç, tüm eski Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri bu anlaşmayı imzalamıştır. Daha sonra 1993 yılında Gürcistan da bu anlaşmayı imzalamış, ancak daha sonra 2008 yılında Rusya-Gürcistan savaşından sonra BDT’den ayrılmıştır. Ukrayna ise 2014 yılında Kırım’ın Rusya’ya ilhakından sonra BDT’den ayrılmıştır. Üye ülkeler sırasıyla; Azerbaycan, Beyaz Rusya, Ermenistan,Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Özbekistan, Tacikistan ve Rusya’dır. Türkmenistan ise sürekli tarafsızlık statülü ülke konumundadır.

Rusya; AB, ABD liderliğindeki NATO’nun, eski Doğu Bloku ve Sovyetler Birliği üyesi Baltık ülkelerini ülkelerini bünyesine katarak Karadeniz Havzasına kadar derin ve geniş bir alanda büyümesini, kendi etki alanına bu kadar yaklaşmasını ve bir sonraki hamle olarak Moldova, Gürcistan ve Ukrayna’yı da bünyesine katarak Doğu Karadeniz Havzası, Kafkasya ve Hazar Havzası’na kadar genişlemesini kendisini çevreleme/kuşatma, yaşam alanına tehdit olarak görmektedir. Bu bağlamda, 1993 yılında Rus dış politikası ve güvenliğinin esaslarını belirleyen Yakın Çevre Doktrini ortaya konmuştur. “Yakın Çevre” doktrini ile Rusya Federasyonu, eski Sovyetler Birliği topraklarını nüfuz alanı olarak kabul etmiştir. Rusya Federasyonu’nun dış politikası Primakov’un Dışişleri Bakanı olarak atanması ile atılganlaşmış; Primakov hem ülke içinde hem de Batı’da “Avrasyacı” olarak tanımlanmıştır. Bu dönemde Rusya Federasyonu açısından oldukça önemli adımlar atılmıştır.

1999 yılı sonrasında değerlendirmelere Putin Dönemi Dış Politikası olarak geçen dönemde, Avrasya, “Dış Çember” ve “Yakın Çevre” kavramları Rusya Federasyonu dış politikasının nesnesi, Batı ile ilişkiler ise bu politikanın öznesi konumunda olmuştur. Rusya’nın dış politika araçları; özellikle enerji (doğalgaz ve petrol) diplomasisi/petrostratejibağlamında ekonomik araçlar, siyasi araçlar ve askeri araçlar olarak sınıflandırılabilir. Bu çerçevede Rusya için eski Sovyetler Birliğinin üye ülke toprakları; yakın çevre, arka bahçe, yaşam alanı, manevra sahası ve ileri karakol konumundadır. Bu ülkeler ne pahasına olursa olsun kaybedilmemelidir. Bu kapsamda bu üç ülkeye (Kafkasya ve Karadeniz Havzasında Gürcistan, Karadeniz Havzasında Ukrayna ve Moldova) karşı uygulanacak politika; bu üç ülkedeki ayrılıkçı özerk bölge, özerk cumhuriyet ve toplulukları harekete geçirerek veya bizzat Rus ordusu vasıtasıyla söz konusu ülkelerin bağımsızlığını, devlet otoritesini, toprak bütünlüğünü bozma, enerji kaynaklarından mahrumiyet tehdidini, Batıya karşı ise enerji, nükleer yetenek kartlarını öne sürmektir.

Rusya güvenlik açısından yakından uzağa bölgesel (yakın çevre, BDT), kıtasal (dış çember, ŞİÖ ve Avrasya Birliği) ve küresel (Afrika, Güney Amerika, Küba vb.) aşamalı güvenliğe dayalı dış politika uygulamaktadır. Yakın çevreyi eski Sovyetler Birliği ülke topraklarının yer aldığı Karadeniz Havzası, Kafkasya, Hazar Havzası ve Orta Asya ile Ortadoğu, Körfez Bölgesi oluşturmaktadır. Bu bölgede BDT oluşumu sağlanmıştır. Kıtasal çevre ise Avrasya’dır. Bu bölgede Çin, Hindistan, Pakistan, İran ve Türkiye gibi bölgesel güçler mevcuttur. Bunun için de ŞİÖ (Çin, Rusya, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’dan oluşan altı üyeli örgüttür. Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan ise gözlemci ülke statüsündedir.) ve Avrasya Birliği/Avrasya Ekonomi Birliği (Rusya, Belarus, Kazakistan ve Ermenistan) oluşumunda yer almıştır. Küresel boyutta ise Afrika, Güney Amerika’daki Latin ülkeler (Venezuela, Şili, Brezilya) ve Küba ile küresel işbirliği içindedir.Rusya aynı zamanda BRICKS üyesidir. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütü (BRICKS) üyeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti’dir. Görüldüğü üzere Rusya; siyasi, ekonomi, enerji, askeri ve güvenlik alanlarında geniş ve derin bir yelpazede oluşturulan çeşitli örgütlerde aktif olarak yer almaktadır.

Rusya, Putin ile birlikte sadece bölgesel, kıtasal bir güç değil Soğuk Savaş Döneminde olduğu gibi ABD karşısında ikinci bir küresel güç olma peşindedir.

Stratejist Dr. Hakan Kantarcı