Risk mi plan mı?

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi “Küresel Trendler 2030 Raporu”nu açıklamış. Halkların ve hükümetlerin olası eğilimlerini değerlendirip, bu eğilimlerin yaratabileceği yeni dengelerden, yeni düzenlerden dem vurmuşlar.

Raporun olasılıklardan bahsettiği zannedilsin diye birkaç farklı senaryoyla birlikte, olduğunda, sürpriz olmasın diye planlarını çıtlatmışlar satır aralarında.

Demografik değişimlerden, ekonomik gelişmelerin yer değiştirmelerinden, siyasal ve yönetsel değişimlerden ve bu değişimlerin yaratacağı olası düzenlerden bahsetmişler.

Bizim adamlarımız da köşelerinde ya da programlarında, rapordan okuyabildikleri sonuç olarak; bölgenin ağabeyi olacağımızdan, ekonomimizin roket olup aya ulaşacağından falan bahsediyorlar. Bir kısım fanatik de “ABD, sen ancak senaryo yazarsın, tarihi Türkler yazar” sloganıyla, çalışmadan övünüyorlar.

Bilmiyor musunuz ki, oyunlar senaryoyla var olurlar, sahne, dekor, oyuncular,  makyaj ve nihayet ondan sonra sahnelenirler.

Benim için kayda değer öncelikli iki çıkarım var.

Birincisi: Raporda Kürtlerden, devletle sorunlu azınlıklar olarak bahsederken, gitgide büyüdüklerini ve gidişatı ancak devlet politikalarının belirleyeceğini söylüyor. İşler sarpa sardığında da Kürt oluşumunun yükselişinin Türkiye’nin bütünlüğünü tehlikeye sokacağı ve bölgedeki çatışmalı ortamın genişleyeceği tahmininde bulunuyorlar.

İkincisi ise, Siyasal İslamın yükselişinden risk olarak bahsederken, örnek alınması gereken rol olarak Türkiye’nin ılımlılaşması gösteriliyor. Raporun bu kısmı, raporun ruhunu ortaya koyuyor. Türkiye, daha demokratik bir yapıdan  İslami eksene kayarken ve otokratikleşirken, otokratik yönetimlerin evrilmesini istedikleri ılımlı yönetime örnek gösterilmesi tam bir acayipliktir.

Baharı yaşayan ülkelerdeki yeni yönetim eğilimlerinin, daha katı bir İslami rejime kayıyor olması, sanıldığının tam tersine, bölgede, karıştırılması kolay dini rejimleri desteklediklerinin bir göstergesidir.

Sözün özü: ABD, Hollywood etkisiyle yazabildiği süper senaryoları, dünyanın süper gücü oluşunun verdiği yönetmenlik yeteneğiyle, kurduğu interaktif oyuna, adapte etmeye çalışıyor. Biçilen rolleri oynarsak, amaçlarına ulaşacaklar. Tufaya gelmemek için yapabileceğimiz tek şey, kendi senaryomuzu yazmak ve sahnelemek için tüm varlığımızla çalışmak, çalışmak.