Osmanlı yetmez. Daha gerilere…

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Dinlerin insanları dünyada sömürmek için kullandıkları en en yaygın enstrüman cennettir.  Bu algı süreci de genellikle faize ya da şans oyunlarına  para yatırmak gibidir.

Pek çok dinin “Şimdi bir miktar paradan feragat et ki ileride daha çok paran olsun” diyen kumar ve faize tükaka  derken;   “şimdi, yani dünyada  bazı tatlardan ve zevklerden feragat etki  sonra yani ölünce sınırsız zevkler içinde yüzeceğin cennete gidesin” demesi tam bir çelişki olsa da sömürücüler için altın madeni gibi çalışmaktadır.

Aydınlık ortamların kendisi cennet olduğu için, okuyan ve aydınlanan toplumlarda bu düzen işlemez.  Cennet,  geri kalmış, karanlık ve mutsuz toplumların aydınlık ve mutluluk umududur.  Cennetle iş yapmak isteyenlerin toplumu muhafazakârlaştırma ve nihayet gerilere götürme çabaları da bu yüzdendir.

Yaratılan algı budur: Ne kadar geri gidersen cennete o kadar yakınlaşırsın.

Bu durumu  kendi üzerimizde biraz irdeleyelim.

Kendimiz rahat bırakalım gevşeyelim ve biraz geri gidelim. Bırakalım Türklüğü mesela Osmanlı olalım.

Başlangıç için iyi ama yetmez. Gerileyin biraz daha ve bir beylik seçin. Onlarcasından birine dahil oluverin bakalım.

Evet ama yetmez biraz daha gerileyin Selçuklu olun.

Geri geri geri. Haydi bakalım Gazneli.

Bas geri bas. Avar mı oldun Göktürk mü?  Yoksa geri giderken sağa kırıp Arap mı oldun her neyse.

Gerilikte sınır yok. Gerile! Daha da gerile! Hami misin? Sami mi?

Git geri git! Nuh de peygamber deme. Atla git gerilere. Habil misin Kabil mi? Dünyadaki Adem mi?

Bir çıt daha geri sardık mı makineyi, cennetteki Adem’sin.
Haydi gözün aydın. Cennete hoş geldin.

Cennete hoş geldin de tüm insanlık tarihini yedin bitirdin, boş gittin be mübarek!..