Neye inanırsanız onu büyütürsünüz

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Evrende şaşmaz bir ilahi düzen var

Her ne düşünürsek hepsini belli bir düzenle önümüze çıkaran bir düzen.. Kendi gerçekliğimizi kendimiz yaratırız.. Hayatımızın bir türlü istediğimiz şekilde değişmemesinin tek nedeni ; her gün bağımlısı olduğumuz aynı duyguları hissedip aynı şekilde davranmamız..
Yeni gerçeklikler yaratmanın yolu daha önce hiç düşünmediğimiz şeyleri düşünmek , yeni hayaller kurup yeni duygular yaratmaktan geçiyor
O yüzden hayatımızda her ne istiyorsak bunlara odaklanmalıyız.
Neşe istiyorsak neşeye..başarı istiyorsak başarıya…Aşk istiyorsak aşka odaklanmalıyız.
Oysa maalesef hepimizin genellikle yaptığı istemediğimiz şeylere odaklanmak ve farkında olmadan enerjimizi onlara yönlendirerek büyütmek..
Yeni bir aşk ya da heyecan istediğimizi söylüyor diğer yandan bundan daha çok, hayatımızda neden istediğimiz gibi bir insan olmadığına hayıflanıp kendimizi şanssız ve bahtsız görüyoruz.
Yeni bir işte daha mutlu olacağımızı düşünürken ,aklımız daha çok halihazırdaki işten ne kadar mutsuz olduğumuzla ve başka bir iş bulmanın imkansızlığıyla meşgul..
İşte istediklerimizi elde edemememizin en önemli nedeni de bu !
Temelde istediklerimizden çok istemediklerimize odaklanmak..!
Peki neden odaklanamıyoruz ?
Öncelikle yeni bir şeye ortalama en fazla beş saniye odaklanabiliyor insanlar..Sonra alışıldık düşünce biçimlerine geri dönüyorlar..
Diğer yandan ki bu daha önemli onlara ulaşabileceklerine inanmıyorlar. Yapabileceklerine inanmıyorlar. Çünkü ; istediğimiz hemen her şeyde bizi sarmalayan korkularımız, inançlarımız ve bağımlılıklarımız karşımıza çıkıyor . Çocukluğumuzdan bu yana bilinçaltı kayıtlarımız o kadar dolu ki ; yeniye yer kalmamış. Onları silip yeni düşünce ve inançlar koyamadığımız içindir ki aynı fasit daire içinde ; tam bir kurban psikolojisinde neden hep aynı şeylerin dönüp dolaşıp bizi bulduğunu ,hep haksızlığa uğradığımızı düşünüp düşünüp yeniden aynı şeyleri yaratıyoruz.
Yarınların tohumu hep eskilerin üzerine atılmış.
Oysa değişim demek eski “beni” terk etmek demektir. Değişim demek ; eski kimliğimizi bırakıp,”kim olabiliriz” diye düşünmektir. İlahi düzen bunları kapımızın önüne hep getirir ama biz kurulu kalıplarımızı eski düşünce ve inanç biçimlerimizi bırakamadığımız için nerede yanlış yaptığımızı bir türlü bulamayız . Çünkü yanlış “ kendimiz” dışında her yerde olabilir . Anababalarımız, öğretmenlerimiz,arkadaşlarımız kısaca aile çevre, eğitim herkes suçludur bizden başka.
Oysa yaşamın kuralları o kadar basit ki .Yetenekli ,başarılı ve harika insanlar olduğumuzu düşünürsek harika oluyoruz Sıradan ,yeteneksiz, şanssız ve başarısız olduğumuzu düşünürsek şanssız ve başarısız oluruz.
Biz kendimiz hakkında ne düşünüyorsak “O” oluruz.
Yeni insanlarla tanışın..Hiç görmediğiniz yerlere gidin. Yeni bir kitap okuyun , film izleyin ..Yeni fikir ve düşüncelere ancak böyle yer açabilirsiniz. Ufkunuzun açıldığını , hayallerinizin değişmeye başladığını göreceksiniz.
Sadece beş dakika…Sabah kalktığınızda ya da gece yatağa başınızı koyduğunuzda beş dakikanızı imgelemeye ayırın. Hayal ettiklerinize..Olmak ve başarmak istediklerinize..Yapabildiğiniz kadar kuvvetli imgeleyin..ve eğer bir gün onlar gerçekleşirse ne hissedeceğinize odaklanın ..
Bu basit tekniği günlük yaşamınızın devamlı bir ritüeli haline getirin ..Gerekirse bunu hatırlamak için oturduğunuz ya da yattığınız yerin bir köşesine sizin için anlamı olan bir eşya, obje koyun..Bir zaman sonra “imgeleme” kendiliğinden düşünme biçiminizin ayrılmaz bir parçası olacaktır..
Sır bu !.Hayatınıza yeni bir şeyler çağırmanın en önemli aracı bu..!
Yapabildiğiniz kadar sık hayal kurmak ve İNANMAK !

Serpil Ciritci