Milletin vekilliğine adayım.

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

müzedeki seramikMilletin vekilliğine adayım.

Bildiğiniz gibi, Milletin Vekilliğine adaylık için kamu görevlerinden istifa dönemi başladı.
Yakın bir zaman sonra genel seçimler yapılacak.
Kısa bir zaman sonra da aşağıda sıralayacağım vaadlerin birçoğunu meydanlarda ve seçim platformlarında duyacaksınız.
Ben önce davranayım ve programımı ve vaadlerimi sıralayayım istedim.
Sonra, alıntı filan yapmış denilmesini hiç istemem.
Değerli yurttaşlar:
Köydeki kadının kazının da, mahallenin evden kaçan kızının da sorununu bilirim,
Dağdaki çobanın sazının da, direksiyon sallayan şöförün gazının da sorununu bilirim,
Seramikçinin kilinin de, Ankara Keçisinin kılının da sorununu bilirim,
Çömlekçinin çamurunun da, fırıncının hamurunun da sorununu bilirim.
Sütün alınan koyunun yağının da, kasabadaki gariban dayının da sorununu bilirim,
Kentlerde karmaşa içinde olan trafiğin de, istatistiklerdeki oynak grafiğin de sorununu bilirim,
Tarladaki samanın da, pantolondaki yamanın da sorununu bilirim,
Maden işçisinin de, sosyete dişçisinin de sorununu bilirim,
Ressamın tablosunun boyasının da, yaşlı ninenin iğne oyasının da sorununu bilirim,
Gözlerdeki yaşın da, baharın ve kışın da sorununu bilirim,
Yazarın kaleminin kömürünü de, çilekeş yaşamaya çalışanların ömrünün de sorununu bilirim.
Bu listeyi sayfalarca uzatabilirim.
Yukarıda bulunduğum vaadlerin hemen tamamını, ekmeğini sanatıyla kazanmaya çalışan kesimin problemleri oluşturmaktadır. Sizin de dikkatinizi çekmiştir.
Öyle bir memleket olmalı ki, çoban koyunundan, oyuncu oyunundan memnun olmalı, başka bir şey yapmasına gerek kalmadan hayatını rahatça sürdürebilmelidir.
Sanatçı ölmeden önce refahı yükselmeli, eserleri yurt dışında müzayedelerde kapışılmalı.
Emekli yerlerde sürünmemeli,
Meslek sahipleri, ev kadınları, işçiler, en ucuz tencere nasıl kaynar düşünmemeli.
İnsanımız,dünya üzerinde renkli medyada izlediği diğer ülke insanlarına eşit, olmadı yakın bir seviyede yaşayabilmeli.
Böyle bir vaad listesi sunuyorum sizlere, hayal değil, dünyada bildiğiniz örnekleri, onlarca ülkede var.
Seçin beni, beni seçin !
Yazdıklarıma inanamıyorsunuz değil mi?
Ama bu vaadleri verecek olan adayları seçeceksiniz.
Yukarıdaki seçim vaadleri patentlidir. İznim olmadan kullanılamaz. İsteyene bedava veririm.
Duyar gibi oldum sanki, vaad vermekle, havaya lafları savurmak ayni şeyler gibi algılanıyor.
Birincisinde , verilen vaadi, sözü tutmak, ikinci şıkdaki savurmaları ise ;unutmak esastır.
Ben sanatkar, zanaatkar, alın teri erbabının oylarına talibim.
Siz bu grupların dışındaysanız gene de verdiğim sözlerde kendi taleplerinize cevaplar bulabilirsiniz.
Oylarınıza talibim.
Perde açılınca gözüme güneş vurdu.
Fazla uyumuşum galiba.
Sırtım da açık kalmış bir ara, rüya görüyormuşum.
Hala nutuk atıyordum yüzümü yıkamaya giderken.