Merhaba

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Candan bir dosta,arkadaşa yazılan bir mektup ifadesiyle başladım.

Bu sayfalarda olmak ve ilk selamlarımı siz sevgili dostlarımla paylaşmak istedim.

Bir acı kahvenin yüz yıl hatırı vardır gibi, bir sıcak içten gelen “merhaba” nın da uzun sürecek hatırının olmasını umuyorum.

Sanat ile aranız nasıl?

Bazılarınızın içinde bir ışıltı hissederken, bazılarınızın da “başka derdimiz kalmadı mı?” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Gündelik hayatın sıkıcılığından kurtulmak, bir yerde ilgi alanlarımızın azlığından, biraz da tembelliğimizden kaynaklanıyor.

Maddi olanaksızlıklar nedeniyle sanatsal ilgi alanlarının daraldığını da biliyorum.

Evinizde olan basit malzemelerle, yeteneklerinizi ortaya çıkarmanız çok da zor değil bence.

Burada sizlerle sanata dair konularda kısa,uzun sohbetler yapmak, bildiğiniz, öğrenmeye çalıştığınız ancak zaman ve zemin bulamadığınız konuları da ekrana getireceğim.

Geleneksel sanatlarımızın yanı sıra, evrensel sanatların hemen her dalıyla, mimarlık ve kısmen de sıkıcı olmamaya çalışarak mühendislik konularında sanatın önemini yazmaya çalışacağım.

Siyaset ve spor konuları yeri geldikçe ve ana konumuzla ilgisi oldukça değineceğimiz başlıklar olacaktır. Saygı, sevgi, doğru bilgi ve seviyeyi korumak düsturu ile son bir paragrafla burada olma nedenimi özetlemek istiyorum.

Hz. Mevlana, Mesnevi adlı yüzlerce sayfalık şaheserine “Dinle” diye başlar. “ Uçsuz bucaksız bir deniz kesil” diye bitirir.

Dinlemenin, insanı sonuçta biriken damlalar gibi engin bir deniz kadar bilge, derin bir ummana kavuşturacağını söylemek mi istemektedir?

Cevabı, sonraki günlerde paylaşacağım.

Sanat ve bilgi ile kalın.