Mekanik eşitlik…

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Pembe makine, genç mavi makineye döndü ve dedi ki:

– Seninle mekanizmalarımız uyumlu ama aynı değil.

Bu sözlerle civataları gevşeyen genç mavi sırıttı ve

– Daha iyi ya işte. Seninle mekanik bir birliktelik yaşayabiliriz. Ama benden mekanik bir eşitlik bekleme. dedi.

Bu sözler pembe olanı çok incitti. Pnömatik sistemleriyle hıçkıra hıçkıra ağlarken, hidrolik sistemden sızan sıvılar vizörlerinden akıyordu. Geçirdiği sarsıntı elektromekanik sistemleri de etkilemiş, kaçak sıvıdan bazı iletkenler görevini yapamaz olmuştu.

Mavi çok insafsız davranıyor, sıvıların tamamlama işini ve yağlamaları pembeye yüklüyor “ben sadece gider gelirim” diyordu.

Pembe makinenin, maviler gibi uzak mesafelere gitmek istemesi üzerine mavi,  yazılımı kurcalayarak  pembe modellerin menzilini kısıtlıyor ve aynı mekânda kalarak küçük mekanizmalarla ilgilenmesini istiyordu.

Pembe, mavinin birlikte yaptıkları küçük makinelerin sorumluluğunu üzerine yüklemesine bir anlam veremiyordu. Ama mavi böyle durumlarda iyice hırçınlaşıyor, yazılımla oynadığı yetmiyormuş gibi güç kaynağını kesmekle tehdit ediyordu.

Mekaniklerin aynı mekanda bulunamamasından doğan mekân sorununun başka diyarlarda çözüldüğü biliniyordu ama oralarda farklı yazılım programlarının olduğu söyleniyordu.
Pembe makine, o diyarlardaki makinelerin,  bu eşitliği elde etmek için yazılımcıyla ne denli mücadele ettiklerini, nice hidrolikler akıttıklarını ve nice mafsal eskittiklerini  bilmiyordu.
Bilgi eksikliğinden doğan ümitsizlik onu aynı mekanda kalmaya zorluyor. Dışarı çıkması gerektiğinde sadece navigasyon açık kalacak şekilde tüm sistemler gizleniyordu.
Pembe çaresizlik içinde, kendisine mekanik eşitlik sağlayacak, yeni bir sürümün yüklenmesini ümit ederek, zayıf enerji ve virüslü yazılımla,  gıcırdaya gıcırdaya çalışmaya devam ediyor.
Orijinal sürümlü mavilerin sistem yöneticisi olacağı günlerin hayaliyle…