Kürşad ve 40 çeri

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Çin imparatoru Li Şih Min birlikleri ile Türk köylerine devamlı baskınlar düzenliyordu.Bu baskınlarında Türk köylü erkeklerini öldürüyor, kadınlarına tecavüz ediyor; arazilerini ellerinden alıyordu. Türk soylularını da esir alan Li Şih Min bu soyluları Çin’e götürüp ağır işkencelerle zulüm ediyordu.
Topraklarını adım adım kaybeden Türkler artık yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
Göktürk hükümdarı Çuluk Kağan’ın oğlu Kürşad ve Türklerin yürekleri yanıyordu.
Artık bu zulme bir son vermeleri ve Türk’ün gücünü göstermeleri gerekiyordu. Gizlice örgütlenmeye başladılar.
Her taraf Çinli ajanlarla doluydu. Bu yüzden çok dikkatli olmak zorundaydılar.
Kürşad 40 yiğit çerisiyle birlikte yola çıktı. Çin İmparatorluk Sarayını basacaklar ve imparator Li Şih Min’i kaçıracaklardı.
Bardaktan boşanırcasına yağan yağmura aldırmadan at sürdüler. Gecenin karanlığında binlerce Çinli’nin koruduğu imparatorluk sarayına süzüldüler.
Kürşad ve kırk çeri önlerine gelen kendilerini durdurmak isteyen Çinli muhafızları kılıçtan geçirdiler. bir, on yüz… Ölen her Çinli’nin yerine yüzlerce Çinli daha peydahlanıyordu. Etrafları sarılmıştı; yılmadan kılıç sallamaya devam ettiler. Çeriler de birer birer şehit düşmeye başlamıştı.
Eksilen sayılarına rağmen korkmadan dövüşe dövüşe Yev Irmağına doğru geri çekilmeye başladılar. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda Yev ırmağı deli gibi akmaya başlamıştı. Kürşad ve kalan yirmi çerinin etrafı artık binlerce Çinli tarafından sarılmıştı. Deli gibi akan Yev ırmağına atlayıp kaçma şansları da kalmamıştı. Kılıçların sesleri neredeyse yağmurun sesini de gök gürlemelerini de bastırıyordu. Kollarında takat kalmayıncaya kadar dövüşen Kürşad ve çerileri Yev ırmağı kıyısında binden fazla Çinli’yi öldürerek son nefeslerini verdiler.
Hep kahramandı Türk soyu…
Bağımsızlık karakteriydi.
Tarihin yazıldığı kitaplara hep altın harflerle adını kazıyan Türk soyu hiç bu kadar utanılacak duruma düşmemişti.
Türkiye tarafından verilen silahlarla IŞİD denilen ne idüğü belirsizler ülkeme saldırıyor, pekeke denilen kahpeler askerimi, polisimi şehit ediyor, kim tarafından eğitildiği bilinmeyen aşağılıklar(!) İstanbul’un göbeğinde Keleşlerle poz veriyor ve Türkiye Cumhuriyeti rejimini korumak kollamakla görevli omzu bol yıldızlılar göstermelik bir iki top atışıyla milleti kandırmaya çalışıyor.
Kırk kişiyle binlerce Çinli’ ye karşı İmparatorluk Sarayı’nı basan Kürşad ve çerileri nerdesiniz???
Kubilay’ın şehit edildiği haberi verilip, ” ne yapalım paşam?” diye sorulduğunda ” Yakın orayı!” diyen Ata’m, nerdesin???