Karanlığa karşı,… geleceğe dair,…

Ne şair dedim kendime ne de yazar,… sadece ve sadece, acizane yazıyorum dedim,… Doğru bildiğim bilgiyi paylaştım, bir mum olabilmekti amacım,… Hoş, sanki kendimi aydınlatmışım da, çevreme ışık saçıyormuşum gibi… Şu sanal platformda olmadığımız şey kalmadı,… Ne demekse,… yavşaklık, saçmalık, magandalık, yalakalık,… ….. O da önemli değil de, şu madenciler[…]

Keşke

Kendini gündüzden kaçırıp, sakladığın geceler,… ve o gecelerden bir hazan karanlığı. Uykusuz saatler, göz kapaklarını kapatamıyorsun yer çekimine inat,… Al sana, alacakaranlığa kadar süren bir hesaplaşma, iç muhasebe, özeleştiri zamanı,… düzeltilebilecek yanlışlar, telafisi şöyle böyle olabilecek hatalar iyi de, şu tamiri mümkün olmayan eylemler,… işte o; insanın canından can alan,[…]

Gölge etme!

Aklından bir sayı tutarsın bazen bilmece gibi, kimi zaman yok edersin kendini boşlukta, zamanın bilinmeyen bir köşesinde. Bir şiir yazarsın, yazmaya çalışırsın, ya da yazdığını zannedersin,… iki dize, üç kıta. Okunnak, beğenilmek istersin. Dışardan bakıldığı zaman, hafiften egonun okşanmasını istermişiz gibi bir algı oluşur. Fakat işin aslı hiç de öyle[…]

Hayat;… çok zengin ama

Heyecanını “yürek atışından” alan bir mahlukat aslında “hayat” denilen olgu,… istesek de istemesek de içinde devam edeceğimiz, bazen isyan, kimi zaman tutkuyla bağlandığımız devinimsel plesentamız,… ama bir annenin, “canının canı” hassasiyetinde olmayan ve asla olmayacak bir hayal,… Saatler ilerledikçe, yani yelkovan akrebe tur bindirdikçe yaşımızı çoğaltıp, zamanımızı azalttığımız hallerimiz,… ve[…]

Geleceğimize “gözümüzü kapattığımız” an

Kör karanlıkta saatler gecenin ikisi,.. “aşık” ile “maşuk”unu ayırırken,… aslında onlara “can suyu” veren Boğaz’I ile,… efsanelere, hikayelere, masallara ve romanlara konu olmuş, bazen başrol oynamış, bazen figüranlığın gereğini yapmış bir güzel şehir İstanbul,… Üsküdar sahilindesin, karşında Kız Kulesi bütün ihtişamıyla arzı endam ediyor,.. şubat soğuğunda ki; buranın kışında bile[…]

Siyah- beyaz günler

J.R’ ın namussuzluğunu, kardeşi Bobby’nin sövene dilsizliğini görerek büyüdük Amerika’nın “Dallas”‘ında, petrol kavgasını yaptık sanki bizimmiş gibi,… “Şahin Tepesi”‘nde elit yaşamın büyülü sahteliğini, “Köle İsaura” ile başkalaşım geçirmese de hayatımız, bir ışık olma gayretine girdi geleceğe dair,… “Küçük Ev” ile sükutun resmi olup sabrı ve metaneti öğrendik,… “Charlie’ nin Melekleri”[…]

Haleti Ruhiyemiz…

  Günümüzün bilim dünyası günden güne, yıldan yıla akılalmaz derecede gelişip ilerliyor. Her ne kadar hâlâ asırlar öncesinin Mısır Piramitleri, Bermuda Şeytan Üçgeni gibi kavramları sırrını korusu da, Pisagor ve Öklit bağlantılarının üzerine ekleme olmayıp, fizikte ve kimyada asırlar öncesinin formülleri işlevini yitirmemişken ve uzayın sırrı tüm gizemiyle arzı endam[…]

Şiirle…!

   İnsan;… hayatın doğal bir öznesi. Nefes alırsa yaşar, yaşadığını hissederse var olur. Düşünür, konuşur, fikri vardır her konuda. Ve hayvandan ayrılır bu özellikleriyle. Bazen köprüleri atar hayatla, kimi zaman sımsıkı sarılır “maşuk” ciddiyetinde. Hesapsız, kitapsız dalar hayatın denizine; çok da önemli değildir, vurgun yeme tehlikesi… Ya da karakterize ettiği[…]

Sorgulamak…

Elimde “tükenmez kalem”…  Bir taraftan susmanın dayanılmaz hafifliği ağır basarken, öte yandan kendime amade vicdanım “ne bileyim” belki de uslanmaz nefsim; yazmamı emrediyor. İyiyi, güzeli, doğruyu,… insan olana yakışanı, insana insanca yaklaşarak,… “tükenmez kalemin” tükenebileceğini de düşünerek ki; bu ifadeyi neden kullanırız, bunu da anlamış değilim hani…  Harflerin şekillerle cümleleştiği,[…]

Milli irade!…

İnsan;…  Kimilerine göre en şerefli mahlukât, birilerine göre konuşan bir hayvan, bir başkasına göre de sadece fiziksel bir varlık. Bu değerlendirme; kendi hayatımızda var etmiş olduğumuz “karakterle” şekillenmiştir. Yani insan, “ne olduğunu”, “görevini”,”ne olacağını” kendisi belirlemiş, tanımını ona göre yapmıştır. Tarihin derinliklerinden, iptidai hayatta edindiği tecrübelerle kendisini tamamlamış, olgunlaşma ve[…]