İşte sonunda taraflar ortak metin üzerinde anlaştı…

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland’ın Kıbrıs’a gelmesi bir anda aylardır süren krizi çözmüş, uzlaşılması imkansız noktaları uzlaşılır hale getirmiş görünüyor…

Acaba önce hangisi geldi?

Uzlaşı mı yoksa Nuland mı?

Basına sızan 8 maddelik ortak açıklama metnine baktığımızda Türk tarafının iki yıldır masaya koymaya çalıştığı takvim ve hakemlik kartlarının devre dışı bırakıldığı görülüyor.

Bu uzlaşı metni, tarafların çalışma metodunu ve anlaşmanın temel sınırlarını belirlediği için önemli ve üzerinde sonradan oynama yapılması imkansız. Demek ki Türkiye’nin “görüşmeler ilanihaye süremez” tezinden de vazgeçilmiş…

Dahası birleşme sonrasında ortaya çıkacak devletin “bakir doğum devlet” olacağı hususu 8 maddelik metinde yer almıyor. Bu durumda Rum tarafının mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’ni anayasada bazı değişiklikler yaparak reforme ederek birleşmeyi sağlama tezi şimdilik yara almamış.

Türk tarafının yeni devlette egemenliğin Türk ve Rum halklarından kaynaklanacağı, bir tarafın diğerine tahakküm edemeyeceği yönündeki önerisi kabul görmüş. Tahakküme karşı ne tür önlemler alınacağını müzakere sürecinde izlemek gerekir. Ancak bu aynı zamanda 1960 Anayasası’ndaki Rumlar için sorun yaratan “veto hakkı”nın da olmayacağı anlamına gelebilir.

Aman dikkat! Sürecin sonunda 1960′da Rumların talep ettiği anayasal değişikliğe ulaşmış olacaksak 60 yıllık mücadelenin ve sıkıntının hiç bir anlamı kalmamış olur. Güven yaratıcı önlemlerle ilgili madde ise ucu açık kalmış görünüyor. Bu durumda Maraş’ın iadesi de askerin anlaşma öncesi çekilmesi de, garantörlük anlaşmasının artık gereksizliği gerekçesiyle kaldırılması da gündeme getirilebilir..