İmparatorların rekabeti

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Anlatacağımız hikayede geçen kelimenin kökeni Süryanicedir.

Şabat kelimesinden dilimize girmiştir.

Şubat’tan bahsedeceğim bu gün.

Yılın “güdük ayı” dır şubat. Dört yılda bir, bir gün uzasa da gene de en kısa aydır.

M.Ö 700 yıllarında Gregoryen takvimine ve Sezar’ın hazırlattığı Julyen takvimine girmiştir.

Bu takvimlere göre yıl Mart ayında  başlar ve Şubat son aydır.

Sezar büyük imparator.  Adı Julius olunca, takvim hazırlayanlar “Temmuz” ayına onun adını vermişler  ve Temmuz 31 gün çekmekteymiş.

Gel zaman  git zaman, Augustus adında başka bir imparator Roma’ya hakim olunca, o da kendi adını bir aya vermek istemiş. ”Ağustos” u da ona ayırmışlar.

Ancak o da ne?

Ağustos 30 günmüş.

Koca imparator Sezar’dan aşağı mı kalacak.

Emrimdir: “Tez benim ayımı da onunkine eşitleyin” demiş, ( bu emir olasılığı, tarafımdan uydurulmuş olup tarihde belgesi yoktur, ancak olay doğrudur. Mitolojik  hikayeler öyle diyor.)

Takvim yapıcılar da Şubat ayını gözlerine kestirip ondan bir gün almışlar ve Ağustos ayına ilave etmişler.

Bundan sonra gelen İmparatorlar, takvimlerle oynamayı  düşünmemişler ya da çocukça bir rekabet olarak düşünmüş olsalar gerektir ki, aylar şimdiki  yerini bulmuş.

Daha sonra Ocak ilk ay olmaya terfi edince, Şubat da ikinci ay olmuş.

Şubat, arınma, temizlenme anlamına gelir Latince’de.

Fevruar, Februare denir.

Roma Mitolojisinde Februus,  altın, servet ve ölüm tanrısı olarak bilinir. Bu ayda tanrı Februus’u memnun etmek üzere ölülere  kurbanlar ve hediyeler adanır.

Bahara hazırlık omak üzere bu ay içinde Mitolojilerde birçok gün, bereket, bahara hazırlık, doğum, yenilenme olarak kutlanmaktadır.

Türk Mitolojisinde de Şubat ayı “ Cemre” lerin dünyamıza teşrif ettiği aydır.

Hava, su ve toprağa düşerek bereket getiren Şubatın, hepimize huzur getirmesini dilerim.

Melih Utkucu

Ankara