Hükümetin ” Genel Sağlık Sigortası” saçmalığı

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

Ülkemizde şu an GSS olarak bilinen sosyal güvenlik sistemi amaçlı; Genel Sağlık Sigortası ( hukuk tanımı olarak bir başka anlatım ile, işsiz ve ödeme imkanı olmayan vatandaşlarımızı SGK Başkanlığı’nın GSS primleri ile bir şekilde borçlandırma) uygulamasının, çeşitli yönleriyle ülkemizde maddi ve manevi açıdan vatandaşlarımıza çeşitli mağduriyetler yaşatmaktadır.
Sağlık, bütün insanların doğuştan kazandığı “temel bir hak”tır. Sağlık hizmetleri : “Herkes için eşit, ulaşılabilir, nitelikli ve parasız olmalıdır. Bütün sağlık harcamaları başkaca: “Hiç bir katkı, katılım payı, ilave ücret sağlık primi koşulu” olmadan “genel vergiler”den karşılanmalıdır.
Anlamadığınız başka bir nokta da, sigortalısınız ama bir ay para ödeyemezseniz sizi hastaneye almıyorlar. Ama bu konuda vatandaşlara hizmet vermedikleri bu sürede, GSS prim borcu yazmaya ve tabi ki 6183 sayılı kanun ile faiz işletmeye devam ediyorlar.
GSS prim borcu ödenmesi zorunlu olan, hatta ödeme süresi geciktikçe gecikme zammı ve cezası üzerine eklenen bir borç olduğundan, bu borçtan kurtulmanın öncelikli yolu tabiî ki borcu ödemektir.
Her ay tahakkuk ettirilen (çıkarılan) GSS prim borcu ile faizleri, kişinin herhangi bir sağlık yardımı alıp almadığına, genel sağlık sigortasından yararlanıp yada yararlanmadığına hiç bakılmaksızın tahakkuk ettirilmektedir.
Bu nedenle ilgili kişinin hiçbir sağlık yardımı almamış olması, Genel Sağlık Sigortası’ndan hiç faydalanmamış olması, hatta genel sağlık sigortalısı olduğunu sonradan öğrenmesi, şu anki düzenlemeler çerçevesinde, o kişi adına çıkarılmış olan GSS prim borcunu hiçbir şekilde etkilemez; prim borcunun miktarında herhangi bir değişiklik yapılması veya çıkarılan GSS borcunun silinmesi talep edilemez denilmektedir. Dolayısıyla bazı kişilerin SGK tarafından re’sen Genel Sağlık Sigortalısı olarak tescil edilmesinin ve çıkan prim borcunun dayanağı yeni getirilen genel sağlık sigortası, mevzuatlarının oluşturduğu yasal hükmüdür.
Yukarıda belirtildiği şekilde tahakkuk ettirilerek kişilere tebliğ edilen GSS prim borcunun, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, diğer SGK prim alacaklarından hiçbir farkı olmayıp, 5510 sayılı kanunun primlerin ödenmesi başlıklı 88.ci, SGK prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler başlıklı 89.cu maddesi ile 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun hükümlerine tabi bir borçtur.
Dolayısıyla, her aya ait GSK, prim borcunun takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi zorunlu olduğu gibi, bunun süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı ve cezası eklenmekte, ayrıca ödeme emrine rağmen ödenmemesi halinde kurumun icra ve haciz yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.
Bu Genel Sağlık Sigortası uygulaması; Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen devletin temel niteliklerinden “sosyal devlet ” ilkesine, “ herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı”nı tanımlayan 17. maddesine, “ sağlık hakkı ” ve “ sosyal güvenlik hakkı ” na, ” ailenin korunması ” ilkesi ve diğer ilkelere ilişkin anayasa hükümlerine, borçlar kanununa, iş kanununa ve ayrıca da onaylanmış uluslararası sözleşmelere aykırılık oluşmaktadır.
Ayrıca, resen tescil ile kişisel gelir hesaplanması uygulaması vergilerin kişisel olması temeli ile geliri ve mal varlığı olmayan kişinin bulunduğu hanenin, evinin genel varlık ve kaynakları düşünülmesi nedeniyle bireysel değil, kişiyi ailesi ile bulunduğu ikametgahtaki hane halkınla birlikte olmak üzere, o kişinin geliri varmış gibi işlemleri resen tescil yolu ile mevzuat nedeniyle mecburen yönlendirterek aslında ailesini bu ilgisiz yolla dolaylı olarak cezalandırılıyor.
Kısacası, vergilerin şahsiliği ilkesine ve vergi hukuku ile birey olarak vatandaşların kanunlara ait şahsi borçlara tabi oluşu ilkesine, gerçek kişi oluşu yani anayasal olarak, medeni haklara ait olduğu yaş sınırı kabul edilen 18 yaşını geçip ailesi koruması altında olmaması ilkesine vb. konularda hukukumuza takdir edersiniz ki, açıkça ve mutlak surette aykırılık göstermektedir.
Bu konuda eğer çözüm sağlanma amacı varsa ve gerçekten sosyal devlet anlayışı benimsenecek ise; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Maliye Bakanlığı olmak üzere tüm bakanlıklar ortak şekilde kapsamlı bir çalışma yapılmasını ve ilgili mağduriyet yaratan yasanın koşullarının vatandaşlarımıza zorunlu ödeme kapsamından çıkartılmasını ve oluşan sigorta mağduriyetlerin önlenmesini yazılarımızda mağdurlarımızdan detaylı bilgi alarak değinmekteyiz.