Gürcistan ve Ukrayna’nın Batıya Entegre Olma Gayretleri (2)

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

ABD başta olmak üzere NATO’ya üye ülkelerden bazıları (özellikle eski Doğu Bloku ülkeleri) Romanya Bükreş’te 2-4 Nisan 2008 tarihlerinde   icra edilen 20 nci NATO Zirvesi’nde Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üyeliği konusunu  görüşme ve karara bağlama  düşüncesindeydi. Bu bağlamda; Romanya Devlet Başkanı Traian Băsescu Nato Dergisine verdiği röportajda yapılacak olan NATO Zirvesi’nden neler beklediğini “Doğu’da, Karadeniz bölgesi demokrasi ve istikrarın Avrupa çapında yayılması için yürütülen çalışmaların bir parçasını oluşturmaktadır. Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’ya açılan dörtyol ağzındaki bu bölge aynı zamanda ticaret, enerji ve iletişim bağlantılarının merkezidir. Bölgedeki hükümetler ve bölge halkı bir yandan sınır ötesi suçlar ve sürüp giden çatışmalarla uğraşırken bir yandan da güvenlik, daha iyi yaşam koşulları ve modernleşme için çaba harcamaktalar. Birçok reformlar ve demokratik geçişler yapılmasına rağmen, daha ele alınacak birçok sorun var, ve bu konuda NATO’nun yardım ve desteğine ihtiyaç var…….. Ayrıca İttifak’ın Gürcistan ve Ukrayna’nın üyelik beklentilerine verdiği desteği, ve Moldova Cumhuriyeti, Ermenistan ve Azerbaycan ile ortaklıklarını güçlendirmesini ve böylece Karadeniz bölgesindeki angajman ve genişleme politikasını sürdürmeye devam etmesini istiyoruz. Gürcistan yürütmekte olduğu demokratik reformlarında ve NATO operasyonlarına yaptığı katkılarında bir hayli yol almıştır. Zirve’den, Gürcistan’ın NATO Üyelik Eylem Planı’na katılmak için yaptığı başvuruyu destekleyecek bir karar çıkmasını umuyoruz.

Ukrayna’nın, halkının siyasi irade ve desteğini almış olan Avrupa-Atlantik entegrasyon hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olmaya hazırız. Bölgesel ve Avrupa-Atlantik sahası güvenliğini desteklemek için NATO’nun Orta Asya’daki ortaklarıyla işbirliğini daha da güçlendirmesi gereklidir.” şeklinde ifade etmiştir.

 

Rusya, NATO’nun Ukrayna ve Gürcistan’ı bünyesine katma girişimlerini sürdürmesi halinde ulusal menfaatlerinin zarar göreceğini savunarak, böyle bir durumda ittifakla işbirliği adımlarını durduracağı tehdidinde bulunmuştur. Gürcistan Dışişleri Bakanı David Bakradze, zirve öncesinde, “Rusya’nın baskılarına boyun eğilmemesi” çağrısı yapmış ve bunun, “Avrupa’nın istikrar ve güven ortamı oluşturması hedefine zarar vereceğini” söylemiştir. Gürcistan ve Ukrayna, Bükreş zirvesinde “NATO’nun Katılım Eylem Planına (MAP)” dahil olmak için yaptıkları başvuruların olumlu karşılanmasını istemişler ve  ara formüllere soğuk baktıklarını vurgulamışlardır. Ancak RF’nun Avrupa’nın doğalgazını kesmekle tehdidi karşısında NATO Gürcistan ve Ukrayna’ya gelecekte örgüte üye olabilecekleri söyleyerek,  Gürcistan ve Ukrayna’nın üyeliğini gündemden düşürerek ileri bir tarihe ertelemişlerdir(?)

 

08 Ağustos 2008 tarihinde Gürcistan Cumhuriyeti topraklarında yer alan  Güney Osetya, Kuzey Osetya ile birleşmek istemiş bunun üzerine Gürcistan ordusu Güney Osetya’ya müdahalede bulununca Rus Ordusu ve Abhazya milisleri Gürcistan’a müdahalede bulunarak neredeyse başkent Tiflis’e kadar  ilerlemişlerdir. Devreye Abhazya’daki BM gücü girerek Rus ordusunun Gürcistan topraklarından çekilmesini istemiş ve Rus ordusu da Güney Osetya’ya çekilerek konuşlanmıştır.16 Ağustos tarihinde taraflar arasında ateşkes yapılmıştır.

 

2008 Güney Osetya Savaşı, Ağustos 2008 tarihinde Güney Osetya – Rusya – Gürcistan ve son olarak Abhazya‘nın katılımı ile aralarında gerçekleşen gerilim ve çatışmalarla başlayan savaştır. Savaş sonunda, Güney Osetya ve başkenti Tshinvali çok ağır hasar görmüştür ve büyük can kaybına yol açmıştır. Sonuç olarak, Gürcistan, Güney Osetya ve Abhazya’daki kısıtlı kontrolünü de yitirip savaşı kaybetmiştir. Ayrıca Güney Osetya ve Gürcistan, milyonlarca Amerikan doları zarara uğramıştır. Bu savaşın sonunda RF, tek yanlı olarak bağımsızlıklarını ilan eden Abhazya ve Güney Osetya’yı tanıdığını açıklamıştır. Bu bağlamda, Gürcistan ise Rusya’yla tüm diplomatik ilişkilerini keserek, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)[1] örgütünden ayrılmıştır.

Görüldüğü üzere Gürcistan’daki özerk bölge ve cumhuriyetlerde Gürcistan’ın hakimiyeti, egemenliği ve toprak bütünlüğü neredeyse sözkonusu değildir. Sonuç olarak Gürcistan hem NATO hem de AB’ye üye olamayarak hayal kırıklığına uğramıştır. Şu an Kafkasya’da sular durgun bile gözükse Gürcistan’ın RF tehditlerine karşı toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının tehlikede olduğu görülmektedir. Gürcistan Avrupa ve Batı ile askeri, siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarda entegre olamamıştır. Gürcistan’ın Karadeniz’e olan stratejik konumu ve Kuzey Kafkasya’ya açılan geçitler üzerinde bulunuşu RF’nunu doğrudan ilgilendirmekte ve bu bölgelerde ABD başta olmak üzere NATO ve  AB’nin varlığını istememektedir.

 

Ukrayna ile Gürcistan’ı bu bağlamda ele aldığımızda Ukrayna’nın durumu dahi vahimdir. Özellikle Ukrayna’da bulunan Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Doğu Ukrayna topraklarında Rus nüfusu ve RF’nun nüfuzu yüksektir. Bu durum Gürcistan’da olduğu gibi Ukrayna’nın da toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını doğrudan etkilemektedir.

 

 



[1] Bağımsız Devletler Topluluğu üye ülkeleri: 8 Aralık 1991 tarihinde Belovejskaya Puşşa’da Rusya Federasyonu(RF), Ukrayna ve Beyaz Rusya Bağımsız Devletler Topluluğu’nun oluşturulması anlaşmasını imzalayarak Sovyetler Birliği‘ne son verdiler. 21 Aralık 1991 yılında  Baltık Devletleri (Letonya, Litvanya ve Estonya) ve Gürcistan hariç, tüm eski Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri bu anlaşmayı imzaladılar. Daha sonra 1993 yılında Gürcistan da bu anlaşmayı imzalamıştır. Ancak 2008

Rus-Gürcü Savaşından sonra BDT’ten ayrıldı. Üye ülkeler sırasıyla; AzerbaycanBeyaz RusyaErmenistanKazakistanKırgızistanMoldova,Özbekistan,TacikistanRusya Federasyonu ve  Ukrayna (de facto) devletleridir.