Firmalarda denge ve planlama

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

TÜRKİYE’DE SANAYİ, ÜRETİM VE TİCARET ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELERİMİZ

FİRMALARDA GENEL OLARAK EKONOMİK DENGE VE PLANLAMA

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler olarak toplum arasında bilinen adıyla KOBİ’ler birçok ekonomide en çok konuşulan konulardan birisidir. Ülke ekonomilerine önemli katkı sağlamakta ve toplam işletme sayıları içerisinde sayısal açıdan oldukça yüksek rakamlara ulaşmaktadır. Tarım toplumundan sanayi toplumuna dönüşüm uzun bir süreçi içermiş, toplumda meydana gelen büyük çatışmalar ve yapısal değişimlerle birlikte 100 yılı aşkın bir dönem içinde sanayi toplumunun yapısı kurumsallaşmış ve yerleşmiştir.

 

Türkiye’deki tarım sektörünün mevcut gelişmişlik düzeyi dikkate alındığında, ticaret borsalarının, hem sayısal olarak artış gösterdikleri, hem de fonksiyonel olarak ekonomik gelişime katkı sağladıkları görülmektedir. Gerek yıldan yıla artış gösteren işlem hacimleri gerekse kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin kayıt altına alınması hususunda sağladıkları katkılar, ticaret borsalarının mevcudiyetini daha da önemli hale getirmektedir.

 

Ülkemizde sanayi açısından organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler gibi yatırım alanları sanayi toplumunun en önem verdiği planlı sanayi yapılan cazibe merkezleri olmaktadır. Bilgi toplumuna geçen süreçte en yoğun sanayi toplumunda verimi şu an sanayi bölgeleri almaktadır. Bunun yanısıra ticari anlamda KOBİ firmalarının bulunduğu orta derecedeki üretim alanları ve ticaret yerleri faydalı olmaktadır. Devlet destekleri açısından ayrıca önemi olan konular sunulmaktadır.

 

Sosyo-ekonomik gelişme sürecinde toplumlar ilkel toplumdan tarım toplumuna, tarım toplumundan sanayi toplumuna, günümüzde ise sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş şeklinde farklı gelişme aşamaları geçirmişlerdir. Sanayi toplumunun ihtiyaçları, daha çok fizyolojik ihtiyaçlar olmuş ve üretim buna göre yönlendirilirken, öne çıkan sektörler de çoğunlukla bu yönde olmuştur. İnsanların genel olarak; beslenme, barınma, giyim gibi maddi ihtiyaçlarının karşılanmasının öncelikli olduğu sanayi toplumu aşamasında, makineleşmenin getirdiği olanakla üretim miktarının arttırılması sağlanmıştır.

 

Temel ihtiyaçlara yönelik olarak gelişen ekonomik faaliyetlerin sonucunda gıda, tekstil gibi sektörler önem kazanan sektörler olmuştur. Devam eden süreç içerisinde olan bu aşamada ticari faaliyetlere önem vermek güç kazandıracaktır. Planlı üretim ve tüketim ile genel anlamda uyumlu bir denge sağlanabilir. Bu noktada ülkemizde ekonominin 2000 yıllarından başlayan değişimi ve kontrolü ise firmaların kendini kontrol etmesi ve araştırmalara önem vermesi ile daha faydalı bir noktaya varacaktır. Ekonomide yaşanan farklı tepkilere yada durgun hallere daha direnç kazanacaktır.

 

Bu anlamda sanayi sürecini tamamlayan toplumlarda ve bilgi toplumuna geçen köprü olan süreçte; firmalar ne kadar planlı ticarete, halkla ilişkiler ile tutundurma çabasına, sivil toplum ve sosyal hizmetlere aynı anda önem vermiş olursa asıl toplumsal fayda o noktada daha başarı getirecektir. İsim ve marka imajı ekonomide ticarette altın kadar değerli varlık olarak kendisini ifade edecektir. Firmalar topluma, planlı üretime ve kaliteye ne kadar önem verirse bu noktada ticari yaşı uzun ve tüketiciler açısından daha fazla benimsenmiş olacaktır.