Çek git diyor şeytan!..

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

– yo uyumadım seni bekliyordum diyince Tunç da güldü “tabi” dedi. Ilgın da güldü bana sarılır mısın deyip, Tunç un kollarının arasına girdi, Ilgın sınırları zorluyordu. amacı gerçek anlamıyla Tunç u denemek değildi ama olabildiğince saf iyi niyetli duygulara vereceği cevapları da merak etmiyor değildi… Tunç da hiç istemediği halde, kendini zor duruma sokan bu son yakınlaşmayı kabul etmek zorun da kaldı,Ilgın şansını çok zorluyordu, eğer bu gece Tunç sınavı başarıyla verirse Ilgın çok mutlu olacaktı.

-Ilgın; ne güzel ,mis gibi sabun kokuyorsun dedi. Tunç çıldıra bilirdi…Ilgın çıldırtmak için her şeyi yapıyor masum kedicik gibi bir maskenin ardına saklanıyordu. Aslında Ilgın’in saf ve masum bir çok yanı vardı, ama Tunç’un iyi niyetinin karşılığında onunla böyle oyunlar oynamasının hem de hayatının kurtaran erkeğe! bunları yapması pek masumca değildi. Zira Tunç halen Ilgını’n intihar eğiliminden tedirgin; hoş tutmaya çalışırken, Ilgın’ın ise çoktan o durumdan çıkmış, kendisi hakkında bilgi topladığını bilmiyordu…

 

Sabah uyandığında gün yeni aydınlanıyordu, haline şaşırdı. Hiç kıpırdamadan sabaha kadar, Ilgın’ı kollarından bırakmadan uyumuştu. Saat e baktığında, uyuyalı henüz beş saat kadar olduğunu gördü. Kolu uyuşmuş hafif ağrı girmiş ti yavaşça çekmeye çalıştı Ilgın kıbırdanınca dursada, bir süre sonra ağrısına dayanamayıp çekti kolunu. Kalkıp kendine bir şeyler hazırlayıp kahveyle salona tv nin karşısına geçip futbol kanalı nı açtı, oyalanacak biseyler bulmasina ragmen kendini Ilgın’ı düşünmekten alıkoyamıyordu, çok şükür bu geceyi atlattık diyip tebessüm etti, Ilgın’ın kendi evin de kendine zarar vermesinden korkmuştu ve de, daha başka şeyden …

Ilgın, Tunç içeri gidince gözlerini bir daha kapatamasa da, yaklaşık 1 saat kadar daha o halde kaldı. Sonra kalkıp, kendine çeki düzen vermek için banyo ya girdi…

Salona gittiğin de Tunç tv ye dalmıştı. Ilgın sessizce günaydın diyip yanına oturdu. Tunç da doğrulup gel, bir şeyler ye dedi Ilgın hazırladığı sandwiçten bir parça kopardı. Hem yiyor hem gözlerini tunç dan ayırmıyordu. Tunç iki de bir Ilgına bakmaktan tv seyredemez olmuştu. Ne garip kız diye düşündü tebessüm bile etmeden sadece bakıyordu… aslın da o ara ılgının gözleri dalmış 1 haftalık bunalımdan planlarından Tunç un kapıyı çalması, Ilgın’ı kurtarmıştı. hem yakışıklıydı, hem sahiplenici, hem de güvenilir; kendini kollarına bıraktığı halde hiçbir şey olmamıştı. Ilgın yakışıklılığından çok kendisine sahip çıkmasına çok şaşırdığı hal de çok etkilenmişti. Ilgın ın erkeklerde ki en büyük sorunu sahip çıkamayacak kadar zayıf erkeklere denk gelmesiydi…

Tunç rahatsız olduğu için bir şey mi var dedi. Çok şey diye cevap verdi Ilgın, Tunç un yerin de başka birisi olsa Ilgın’ın sözlerini kadınsı konuşmalar flört olarak algılaya bilirdi. Ama Tunç dünkü tramvanın dehşetini bildiğinden Ilgın’ın tüm kalbiyle konuştuğunu biliyordu, sadece tebessüm etti… umarım şimdi daha iyisindir dedi Ilgın gözlerini kırptı. Tunç da aynı şayi tekrar etmezsin umarım dedi işe gitmeye korkuyorum diyince, Ilgın Tunç’un ona sahip çıkıp korumaya çalışmasından duygulanıp gözleri doldu. Gözyaşları yanaklarından sırasıyla süzülmeye başladı, Tunç ise hiç görmediği bir şey görüyormuşçasına, doğa üstü bir şeye şahit oluyormuşçasına, baka kaldı… Ilgın burnunu çekerek banyoya gitmek için ayağa kalktı pardon dedi giderken… Tunç ölmek istemesinin sebebini. merak ettiği halde sormamaya kara verdi. Nasıl olsa anlatırdı…

 

Ilgın banyodan gelip Tunç un yanına oturup yanağına öpücük kondurdu Tunç güldü göz kırparak ‘hayırdır’ dedi, Ilgın da merak etme bir daha denemeyeceğim. Her nasılsa dünkü olay çok uzaklarda kalmış gibi, iyi ki kapıyı çaldın yok sa sonuma az kalmıştı dedi. Tunç dudaklarını büzdü üzülmüştü Ilgın’ı kendine çekip başını göğsüne koyup, saçlarını okşadı. ne kadar küçük ve tecrübesizsin dedi. Ilgın cevap vermek istediğinde Tunç dudaklarıyla Ilgın’ı susturdu…

 

Ilgın alev alev yanıyordu. Ayağa kalktı başı döndü bunun üzerine Tunç da kalkıp merak etme korkmana gerek yok bu kadar dı dedi… Tunç un bu kendine hakim tavırları şimdiye kadar çıktığı insanlardan çok farklıydı sanki hayatın senaryosunu yazan insanlardandı! Ilgın ve diğerlerinin oynadığı!…

 

Tunç, Ilgın ı öptüğü anda, sonrasını çok arzuladığı duygulara doğru hızla yol alsa da, Ilgın’ın savunmasız duruşundan faydalanmayacağı için, bir an da ayağa kalktı… Ama Ilgın’ı öpmek hoşuna gitmişti, hiç daha önce öptüğü kızlar gibi değildi. Şehvetle arzuyla yapılmış seksi bir öpücük değil olabildiğince masum, sade, samimi, sürpriz, arkasının belirsiz olduğu bir öpücüktü. Hemen unutula da bilir di ömür boyu hatırlana da bilirdi öyle ara da öyle uçlardaydı, tunç un kafasını böylesi yaşanmışlık ve tecrübeye rağmen karmakarışık eden cinstendi. hatta Tunç’un kafası, yukarı yada aşağı ; öpücüğün değerini vermek için bile yıllarca, düşünüle bileceği gibi karmakarışıktı.

 

Sert bir ses tonuyla Ilgın’a ben işe gitmeden evinden almak istediğin bir şeyler varsa seninle geleyim dedi, ılgın halen öpüşmenin etkisin de kendini Tunç’un kollarına atıp al beni koru bu hayattan az önce ki gibi sımsıkı sarmala demek istese de, başını sallayıp hiç eşya kalmadı her şeyi sattım ama parayla faturaları bir de dedi sesi titriyordu, Tunç anladı tamam kağıdı istiyorsun dedi Ilgın sessizce evet lütfen dedi … Tunç’da acelesi yoksa akşam eve gelmeden uğrarım, sen anahtarı bana ver dedi . Ilgın anahtarı verince Tunç a merak etme en geç yarın gitmiş olurum dedi…

 

Tunç sesinin tonundan dolayı Ilgın’ın alındığını fark etti. Ama ne yapacağını bilemiyordu mantıklı olan neydi, git demek mi kal demek mi… Ne den zordu anlayamıyordu… yine de Ilgına dönüp, yumuşak bir ses tonuyla tamam Ilgın, nasıl istersen. ama bir şeye ihtiyacın olursa ne olursa olsun mutlaka söyle dedi. tamam dedi Ilgın. Fakat Tunç un sesinin tonundan dolayı, kirgin hissediyordu. Bir daha en ufak bir şey isteyemezdi, bir güvensizlik oluştu Ilgın da. Birden değişmesinden ürktü Tunç un… Böylesi bir insana güvenemezdi , zaten hayal dünyasının zengin olmasından olsa gerek, gereksiz abartı bir durum yaşamışlar gözün görmediği kalbin ürktüğü uzun upuzun bir yol almışlardı, ama Ilgın için…her ne kadar Tunç için de özel olması gerekse de algıları öyle değildi, tersten bakıyorlar, iki ayrı uç noktada birbirlerine doğru geliyorlardı ortada buluşacakları….

 

Tunç kadınlara güven duymaz onları samimi bulmazdı ama aşırı bir bağımlılığı var, onlarsız yapamazdı. Tercihlerini de tek gecelik ilişkilerden yana kullanır, kadınların kendi ayakları üzerinde durmalarına ve kendilerine güvenmelerine, yaşadığı her hazdan sonra uzun uzun şükrederdi… seviyordu kadınları, hem de koca bir gece kadar…

 

Ilgın erkeklere güven duymaz onları samimi bulmazdı ama aşka bağımlılığından, onlarsız da yapamazdı… tercihlerini uzun olmasını istediği ilişkilerden yana kullanır ama aşkı hep yanlış yerlerde arardı. Her hayal kırıklığından sonra arkalarından uzun uzun söverdi… seviyordu erkekleri, cehennemin dibine gönderecek kadar…

 

DEMET DİCLE

 

 

Demet Dicle Tüm Yazılar

Yorum Yaz