Aynısı

FacebookTwitterGoogle+Paylaş

IŞİD, mağduriyetin kutsandığı ve prim yaptığı bu garip ülkede, Kürt mağduriyeti yaratmak ve mücadelesini güçlendirmek için yaratılmış cinsi ve cibiliyeti belli olmayan, batılı ajanlarla yönlendirilen bir güruhtur.

Irak’ın kuzeyinde nüvesi oluşturulan Kürdistan, büyüyerek bir limana ulaştığında, IŞİD’den eser kalmayacağı gibi adı bile unutulacak…

Biz de millet olarak Kuzey Iraktaki oluşum sürecinde yaptığımız aptallıkları unuttuğumuz (belki de fark etmediğimiz ) gibi, Kürt topraklarını genişletirken yapmakta olduklarımızın da farkına varmadan ya da salak ayağına yatarak görmüyormuş gibi yapıp geçiştireceğiz…

Saddam’dan kaçan Iraklılara kucak açmıştık. Esad’dan kaçan Suriyeliler neredeyse ülke nüfusunun %3’ü oldu.

Gelen Iraklılar önce kamplarda tutulmuş sonra buhar olup uçmuşlardı.  Suriye’lileri güya kamplarda tutuyoruz. Ama yurdun en ücra köşelerine kadar yayıldılar. İş adamlarının gözdesi bile oldular.

Peşmergelere kendilerini savunmaları için silah verildiği yazıldı. ÖSO, IŞİD, PYD ne varsa hepsine dolaylı veya doğrudan silah yardımları yazılıyor çiziliyor.

Ülkemizde konuşlu Amerikan güçlerinin PKK’ya yardım ettikleri defalarca gündeme gelmişti. Şimdi de alenen ediyor.

Irak’ın kuzeyi “uçuşa yasak bölge” ilan edilerek dünyanın gözlerinden gizlendi. Güneydoğu basın baskısıyla gizlenirken, devlet büyüğümüz Suriye’nin kuzeyinde de “uçuşa yasak bölge” istiyor.

Senaryo aynı. Aktörler aynı.  Dekor ve firgüranlar farklı sadece. Bir de senaryo’da değişiklik gerektiren bir şombalaklık yaşadılar. Saddam’a kullandırttıkları(?) kimyasal gaz numarasını Esad yemedi. Yaptıkları numarayı yakaladı ve belgeledi ki dünya yiyicileri Esad’ı kavganın dışında bırakmak zorunda kaldı. Bizimkisi de “bana ne bana ne konvansiyonel silah kullanınca da dövelim” demeye devam ediyor. Ama herif yırttı bir kere…

Ölüm için önde giden “peşmerge”lerle, din için ölüme giden “cihatçı”ların  savaşı gibi görünen şey, Birinci Dünya Savaşı sonrasında çizdikleri sınırları beğenmeyen batının yeniden bir harita çalışmasıdır. Biz de ölçekli kağıdı tutuverip, hokkayı kanla doldurmaya devam ediyoruz.

Tarih asla tekerrür etmez. Aptalların aynı hataları yapmasına bıyık altından gülüp, hafifçe terennüm eder.