Milletin bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü ne zaman tehlikeye girmeye başladı

Milletin bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü ne zaman tehlikeye girmeye başladı   Amerika, 11 Mart 1941 tarihinde, dış politikasında kullanacağı ülkelere yönelik, kendi içinde “Ödünç Verme ve Kiralama” kanunu çıkardı. Bu kanuna uygun olarak, 2. Dünya savaşın sonuna doğru, 23 Şubat 1945 tarihinde Türkiye’yle anlaşmaya varılarak; dış politikada yararlanılacak ülkeler arasına Türkiye[…]

Sevgi katırcıkları, af edersiniz pıtırcık olmalıydı

Adını hatırlayamadığım bir düşünür şöyle diyordu: “Günümüzün en önemli sorunu, cahiller kendilerinden eminken; bilgililerin tereddütlü olmalarıdır.”   Bizler, tarihte 400 yıldan fazla yönettiğimiz değişik insan topluluklarına; ne dilimizi ne de dinimizi dayattık. Ancak; Belçika, Fransa ve pek çok batılı ülke, 100 yıldan az yönettiği insan topluluklarına, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını[…]

Spekülasyon, sansasyon, manipülasyon

Okuma oranının çok düşük olduğu bizim gibi kitapsız toplumlarda; insanlar akıllarıyla değil; duygusal hezeyanlarıyla hareket ederler. Böyle kişiler, bilgi birikiminden yoksun olduklarından, duyduklarını ve olayları, belgeli, ispatlı değil; ön kabullerle, tahminlerle, kanaatlerle, zanlarla değerlendirirler. Dolayısıyla; aklı kullanmayı, işletmeyi, hiçbir zaman yapmadıklarından; kesin, tutarlı gerçeğe asla varamazlar…   Spekülasyon, sansasyon, manipülasyon[…]

Hangi değişim?

Bu yazımızda, özelde ülkemizdeki siyasi değişim; genelde Türkiye`deki değişim ve tüm bunların toplamında da bölgemizdeki değişimi irdeleyeceğiz…   İnsanlar, yapan-eden konumundaysa veya destekledikleri kişiler icraat makamındaysa; çoğunlukla, değişimin gerekli olduğunu savunurlar. Ancak; Türkiye gibi, demokrasiyi anlayamamış ve içselleştirememiş insanların çoğunlukta olduğu toplumlarda, neyi, nasıl, neden yaptıklarının hesabını vermedikleri gibi; sorgulanmasını[…]

3. Dünya savaşı ve kitle kanaat öngörüsüzleri

Afganistan ve Irak işgallerinden sonra, üzülerek görüyoruz ki; dünyanın geniş bir çoğunluğu savaşı içselleştirdi. Ve artık savaş, olağan bir gerçek gibi, ne zaman, nereye, nasıl yayılacağı konuşulmaktadır. Oysa savaş, olağan bir gerçek değil; aksine, insanın kendisine yabancılaşmasının bunalımlı bir sonucudur…   Evren, tüm insanlara yetecek genişlikte ve zenginlikte olmasına rağmen;[…]

Dini farklı yorumlayanlar üzerinden bölücülük oyunu

1917 yılında Ruanda’yı işgal eden Belçika; uzun vadede toplu dirençle karşılaşmamak ve Ruanda’da istikrarsızlık oluşturup ebedi sömürmek için çareler düşündü. Yapılan incelemelerde, Ruandalıların hem aynı ırktan hem de aynı dinden oldukları; dolayısıyla, bunlardan hangisi dikkate alınırsa alınsın, buna göre Ruanda’yı bölemeyeceklerini anladılar. Ancak eninde sonunda bir coğrafyayı ve milleti bölmeyi[…]

Akılla dalga geç-me 4

Bir önceki yazımızda, ÖCALAN gibi bölücü ve hurafeci olan Said Nursi, İskilipli Atıf, Şeyh Said’lere de dinsel paye verilmeye çalışılması ve günümüzdeki itibarsızların, bunlara güya itibarlarını iade etmeye yeltenmesini eleştirmiştik. Konuyu, hurafeci-bölücü İskilipli Atıf, Said Nursi özel benzerliğinde değerlendirip; Apo ve Seyit Rıza konusuna, yazının uzamaması için girmemiştik…   Şimdi[…]

Akılla dalga geç-me 3

Bir önceki yazımızda, ÖCALAN gibi bölücü ve hurafeci olan Said Nursi, İskilipli Atıf, Şeyh Said’lere de dinsel paye verilmeye çalışılması ve günümüzdeki itibarsızların, bunlara güya itibarlarını iade etmeye yeltenmesini eleştirmiştik. Konuyu, ÖCALAN-Said Nursî-Fethullah GÜLEN özel benzerliğinde değerlendirip; hurafeci İskilipli Atıf ve Seyit Rıza konusuna, yazının uzamaması için girmemiştik…   Hurafeci[…]

Akılla dalga geç-me 2

Bir önceki yazımızda, ÖCALAN gibi bölücü ve hurafeci olan Said Nursi, İskilipli Atıf, Şeyh Said’lere de dinsel paye verilmeye çalışılması ve günümüzdeki itibarsızların, bunlara güya itibarlarını iade etmeye yeltenmesini eleştirmiştik. Konuyu, ÖCALAN-Şeyh Said özel benzerliğinde değerlendirip; hurafeci İskilipli Atıf, Seyit Rıza ve Said Nursi konusuna, yazının uzamaması için girmemiştik…  […]

Akılla dalga geç-me

Size desem ki, 2060’lı yıllardan sonra, sömürgecilerin oynadığı bölme oyununu, Türkiye bozdu ve PKK belasından kurtuldu. Ancak yine o yıllarda, güzel ülkemizin başına, sömürgeciler tarafından başka sıkıntılar musallat edildi. Türkiye de, başına musallat edilen bu zorluklarla uğraşırken, o dönemin başbakanı çıkıyor: 1990’lı yıllarda, PKK’yla mücadele edilmesine üzülüyor ve ÖCALAN’ın “tarihi[…]